Gazeteler yazdı, kentimizin yıllanmş esnaflarından Ali Kaya’ya, belediye binasına giderken geçitte yük vagonu omuzundan çarptı.
Kentin ortasından geçirilen otoyola paralel giden tren hattında daha önce inip kalkan korkuluk vardı. Yeni düzenleme sonrası kaldırıldı. Yerine “çan çan” sesleri var şimdi.
Yüzlerce insanın geçtiği bu hat üzerinde iki yaya öldü. Biri önceki Belediye Başkanı’nın döneminde gerçekleşti. Son ölümden sonra Belediye Başkanı ölen yayayı dikkatsizlikle suçladı. Suçlamanın hemen arkasından alınacak önlemleri sıraladı. Bir tanesi hemen gerçekleşti. Trafik ışıklarına gelmeden önce titreşim yaparak araç kullananları uyaran bantlar yola yerleştirildi.
Belediye başkanı ölenleri suçlamak zorundaydı bana göre. Yoksa akşam yastığa başını koyduğu zaman vicdanı onu uyutmazdı. İdaresinin, memurlarının (belediyesinin) suçunu, başkasını suçlayarak bastırmak zorundaydı. Psikolojide bu işlerin bol bol yeri var: Kendini (ruhunu, bilincini) ortadan bir güzel ikiye bölüyorsun, ayrı ayrı dolaştırıyor, kendini kocaman, huzurlu hissediyorsun…
Bu geçiti hergün kullanan bir yayayım. Sürekli araç akışı olmadığı için yayalar olarak kırmızı ışıkta geçmeyi deniyoruz. Ancak; kentin göbeğinden dört şeritli bir otoyol geçirilmesi ne kadar bilimsel... Hem de, tren yolunun dibine sokulmuş, üstelik yoğun yaya geçişi var. Dikkatinizi nereye dağıtacaksınız.
Burada ölümler şimdilik ikide kalmışsa bunda yayaların ve hemen yakındaki seyyar satıcıların destek uyarısının payı var. Bir keresinde, dört metre kala gelen treni fark ettim raylara doğru giderken, arkadan seyyar satıcının uyarısı geldi… Geliş yönünü perdeleyen kocaman trafik levhası, raylara paralel yüksek duvar arasında gelin ”dikkatsiz yaya” olmayın…

Bu kaza nedeniyle bir başka eski olayı anlatayım gecikmeli olarak. Çünkü anlatacağım olay tek başına ilgi çekmez, belediye binasına çok yakın bu geçitte nasılsa bir kaza olur iki olayı birleştiririm demiştim.
Öldürdü, çünkü aynı sokakta bir esnafın yanında çalışan bu genç yaptığı hız nedeniyle çevredekiler tarafından uyarılmış çok kez. Belediyenin -sözde- trafiğe kapalı bu yolu üzerinde sallana sallana yürüyen “dikkatsiz” yayalardan biri biz de olabilirdik, öteki dünyayı boylayan...
Çarpmadan hemen sonra “sosyal belediyecilik”e bağlı zabıtalar her yerde her zaman olduğu gibi girilmez işaretine ve yolu kapayan dağılmış zincirlere çekidüzen verdiler. Aradan iki üç hafta geçtikten sonra genel uygulama değişti zaten, yol yeniden ara geçişli trafiğe açıldı.
Benden uyarı, eczaneler sokağında hız yapan araçlar var, dikkatsizlik edip yöneticileri üzmeyin lütfen !
Zaman zaman yollarda bağrış çağrış gördüğümüz bu yaşlı adamın sahibi var mıydı bilinmez, ancak gazetelerden bildiğimiz, yaygınlaşmasına sevindiğimiz ülke çapında hukuksal bir uygulama var; “idarenin kusuru, görevi ihmal” gibi… Savcılığa çağrılmış yetkililer, görevliler görürüz fotoğraflarda…onlardan bizde de olsa, herkes hepimiz sorumluluğumuzun sonucunu bilsek…
Belediye Başkanı’nın görev bitimine kadar sadece bu geçitte kaç kişi ölür, yaralanır bilemem.
Hele hele pek duyarlı sanatçılarmız, gazetecilerimiz siz...













