Trafik Kazaları: Savaş gibi...

    
Ölmeden önce 
Trafik kazalarının nedenleri ve ulaşım politikası konusunda hemen okunması gereken ilk on iki kitap : 6
1-Otomobilin Ekolojisi Peter Freund-George Martin
2-İnsan ve Otomobil, Erdoğan Özkale
3-Türkiye’de Trafik Kazaları Gerçeği 1-2, Osman Öztürk
4-Kırmızı Işıkta Son Tango, Cengiz Hortoğlu
5-Ulaştırmanın Sefaletinden "Canavar" Retoriğine, Pervin Erbil
6-Modernizm, Otomobil Kültürü ve Reklam, Serpil Aygün Cengiz
7-Ve İnsan Otomobili Yarattı, İlya Ehrenburg
8-Yürümeye Övgü, David le Breton
9-Enerji ve Eşitlik, Ivan Illich
10-Hayatımız Trafik ('Trafik Canavarı' Neyi Gizler?)İbrahim Akyürek
11-Yavaşlık Milan Kundera
12-Oto-mobil: Bir Röntgen Denemesi (Cogito dergi-Sayı 24)
         
TRAFİK VE YOL GÜVENLİĞİ KİTAPLARI
Son Dakika Sineması
 ABD: 
 2008 Krizi; 8 Milyon İşsiz, 6 Milyon Evsiz 
  15 Şubat 2019 
 Cuma  18.15 
 SergiOdası
   
 İSİG Meclisinden Pınar Abdal:
2018’İN İLK 11 AYINDA EN AZ 105 KADIN ÇALIŞIRKEN ÖLDÜ
Kadınlar, iş cinayetlerinin en çok yaşandığı sektörlerde çok az istihdam edilseler de 2018’in ilk 11 ayında en az 105 kadın çalışırken öldü. Bir yandan, yaşanan kadın iş cinayetleri kadınların çalışma koşullarını çok net bir biçimde yansıtıyor, bunu gözlemlemek mümkün. Ölümler en çok tarım gibi kayıt dışı çalışmanın, güvencesizliğin, örgütsüzlüğün en yoğun olduğu sektörlerde yaşanıyor ve ölümlerin yarısı trafik kazası sebebiyle yaşanıyor. Diğer yandan, bir bütün olarak baktığımızda kadınların yoğun olarak istihdam edildikleri alanların bir devlet politikası olarak giderek daha çok denetimden, işçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarından uzakta konumlandırıldığını görüyoruz.
https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3448302828363589487#editor/target=post;postID=3049229419318255634 
                               

Trafik kitaplığı için yeni bir kitap...


       Türk insanın trafikteki bazı davranışları diğer kültürlerden farklı mıdır? İşte bu kitap Türkiye toplumunda trafikte yaşanan durumların gerçekleşmesindeki kültürel sebepleri aramaktadır. Yani trafiğe kültürel açıdan yaklaşmaktadır. Türk insanı neden kurallara daha az uyar, önemsemez? Cezaları arttırmak, trafik eğitimlerini arttırmak çözüm müdür? Neden çok pahalı ve güvenli bir araç alıp sonrada emniyet kemeri uyarı sesi rahatsız etmesin diye kemeri işlevsiz şekilde bağlar? Bu ve daha fazla soru, kısacası Trafik Kültürümüz bu kitabın inceleme konusudur. Bu kitap Türk toplumundaki trafik sorununa klasik bakış açısının dışında antropolojik açıdan yani kültürel unsurları da dahil eden bir yaklaşım sergileme arzusundadır. Kitap doğal bir dille kolay okunur şekilde yazılmıştır. Sosyal bilimlerin pratik fayda sağlayan güncel çalışmalar yürütmesinden yanadır. İleri araştırmalar için önerilerin yanı sıra, toplumun bu sorununa dikkat çekerek giderilmesinde katkıda bulunmasını arzulamaktadır.   

Kitap


    
Kontrolden çıkan bir troleybüs, onun önünde duran beş işçi, yan yolda duran bir kişi ve kaderi değiştirme imkânı. Sürücü olarak beş kişiyi öldürmeyi mi, yoksa bir kişiyi kurban etmeyi mi seçersiniz? Peki ya sürücü değil de elindeki bir şalterle troleybüsün yönünü değiştirebilecek, kenardan izleyen biri olsaydınız… Şalteri indirir miydiniz? Veya diyelim ki bir üst geçitten olayı izliyordunuz. İşçileri kurtarmanın tek yolu troleybüsün önüne ağır bir nesnenin düşmesi ve yanınızda çok şişman bir adam var. Şişman adamı üst geçitten aşağı atar mıydınız?
     
Hafriyat kamyonu cinayetleri 
ve Şule İdil Dere davası
    
 evrensel WebTV 
                    
Trafikte yeni kurallar: Önceliği yayaya vermek zorunlu
İçişleri Bakanlığı’nın trafikte yaptığı yeni düzenlemeyle belirlenen noktalarda yaya geçişlerine öncelik verilmesi zorunlu kılındı.
Bakanlık, ‘Öncelik Hayatın, Öncelik Yayanın’ kampanyasını bugün hayata geçirerek 2019’u ‘Yaya Öncelikli Trafik Yılı’ ilan etti.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 74’üncü maddesindeki değişiklikle trafikteki can kayıplarının yüzde 23’ünü oluşturan yayalara dair düzenleme yapıldı.
Buna göre araç sürücüleri, trafik polisi veya trafik ışığı bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışlarına, yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak zorunda.
Sürücülerin buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yaya varsa ilk geçiş hakkını yayaya vermesi de zorunlu kılındı.
                      
Almanya’da dizel yasağı eylemi: Biz de artık Fransızca konuşacağız!
Yasaklama kararı çevreci hareketin başarısı olarak gösterilse de hava kirliliğinin asıl sorumluları olan otomobil tekellerinin görmezden gelinerek eski dizel araç sahiplerine yüklenildiği tartışmaları yapılıyor. Öte yandan dizel araç sahipleri de eylemler yapmaya başladı.
Baden-Württemberg Ulaştırma Bakanlığı önünde bu konuyla ilgili dördüncü eylem dün gerçekleştirildi. Eylemler sosyal medya üzerinden yapılan çağrılarla örgütleniyor. Kendilerine ‘Öfkeli vatandaşlar’ diyen bu kişiler, Stuttgart’ta bulunan Mercedes, Porsche, Bosch gibi tekellerin insan sağlığına verdikleri zararın tartışılmasını istiyor.
https://www.evrensel.net/haber/372711/almanyada-dizel-yasagi-eylemi-biz-de-artik-fransizca-konusacagiz
                 
Tren kazasında hayatını kaybedenlerin yakınları adalet için yürüdü
Cumhuriyet Meydanı Omurtak Caddesi'ndeki belediye hizmet binası önünde toplananlar, kazada yaşamlarını yitirenlerin isimlerinin bulunduğu tişörtleri giydi, fotoğraflarını taşıdı. Grup, “Adalet istiyoruz” şeklinde slogan atarak cadde boyunca yürüdü.
Kazada kızını, kız kardeşini ve yeğenini kaybeden Zeliha Bilgin, grup adına basın açıklamasını okudu.
Kazayı unutamadıklarını ve çok zor günler yaşadıklarını ifade eden Bilgin, “8 Temmuz günü o büyük ve acı kazada hepimiz canlarımızı kaybettik. Ben kızımı, kardeşimi, yeğenimi kaybettim. Hala kendimize gelemiyoruz. Devam eden yargı sürecinde iddianame hazırlanıyor. Kaza ile ilgili 360 kişinin ifadeleri alındı ve bunlar göz önünde bulundurularak iddianame hazırlanacak. Bu kazada ihmal değil, ihmaller zinciri vardı. Hayat bu kadar ucuz olmamalıydı. İhmaller zincirine imza atanlara soruyorum; Siz hiç evladınızı gömdünüz mü?” diye konuştu.
https://www.evrensel.net/haber/372698/tren-kazasinda-hayatini-kaybedenlerin-yakinlari-adalet-icin-yurudu 
                   
                                  

 “Trafik Canavarı” öldü!
 İbrahim Akyürek  
Özellikle çok ölümlü trafik kazası haberlerinin değişmeyen simgesi “Trafik Canavarı” artık ortada eski sıklıkta görünmüyor. Ölümlü kaza haberleri eskisi gibi manşete de çıkmıyor. Yeni nesil kazalar mobese kayıtlarından seyirlik halde görüntülü mecralara veriliyor. "İyi ki orada değildim" hissi yaratan görüntüler, seyircilere, devlete-millete faydalı oluyor mu, bilinmiyor.
Canavarın ölümünü düşünürken Zonguldak Valisi’nin geçtiğimiz günlerde Karayolları Bölge Müdürü’ne yönelttiği görüşler ilgimi çekti. Müdür Hüsamettin Özendi’nin meydana gelen kazalarda sürücüleri de sorumlu tutma yönündeki açıklamasını yarıda kesen Vali Erdoğan Bektaş’ın aşağıdaki görüşü canavarın kesin ölümünün yaklaştığının devlet katındaki durumuydu benim için. Aynı zamanda, kör noktaların haritasını yayınlayıp önlem ve sorumluluk almayan kamu yönetimi için bir uyarı gibiydi:
Şoförlük, yol ve araç şartlarına göre yapılan bir eylemdir. Çok sebepleri olan ölümlü trafik kazaları var ve biz bunları biliyoruz. Ama bütün bunlara rağmen ortada bir şey var. Bir kuşku var, bunun adı da ‘korkuluk’tur. Bunu yapıncaya kadar biz bu suçtan beraat edemeyiz. Hani Nasrettin Hoca demiş ya: "Hırsızın hiç mi suçu yok?" "Suçsuz" demiyoruz, ama biz kendi suçumuzla ilgiliyiz. Kaza olan noktalar belli. Siz iyisini bizden daha iyi biliyorsunuz. O alanlara öncelik verelim. Yani insan ölüyor. Ölen insanın geri gelme şansı yok. Yani suçlu o ya da bu önemli değil ki… Sonuç ortada. Dolayısıyla biz elimizden geleni sonuna kadar yapacağız. Bizim işimiz bu”
"Enflasyon Canavarı" gibi “Trafik Canavarı” simgesi de başlangıçta çok kullanışlıydı. Aşırı hız, hatalı sollama, alkollü araç kullanma gibi tanımlar kamu kaza istatistiklerinin en başında (neredeyse %99’lar) yer alıyordu. Kalanı yol, araç kusurlarıydı. Zamanla canavar simgesi önemli karayollarının kenarlarında uyduruk tabelalar olarak kullanıldı. Büyük bir ciddiyetle canavarla mücadele kuruluşları oluşturuldu. Canavarın faaliyetleri terörle eş tutuldu. Özellikle 90’lı yıllarda bazı devlet üniversiteleri, bazı liberal köşe yazarları canavarla mücadele yemini ettiler neredeyse. Solcu gazeteler (Cumhuriyet, Birgün) bile yakın tarihlere kadar canavar simgesine sığındı kaza haberlerini duyururken. Zaman zaman kazaların dehşetine dikkat çekmek için "şu kadar yılda bir ilçe nüfusu kadar insan ölüyor" dendi. Aslında bu rakamlar da gerçek değildi. Kaza sonrası hastanede ölen yaralılar, jandarma bölgesindeki ölümler istatistiklerde yer almıyordu. Ancak, 2016’dan bu yana Avrupa Birliği veya Birleşmiş Milletler projelerinin zorlamasıyla, sayılmayan yaralanma ve ölümler de kayıtlara girmeye başladı.
90’lardan 2000’lere otolar, otoyollar, köprüler alıp başını giderken "bu kadar araca, köprüye gerek var mı?" sorusunu çok az insan sordu. Nüfusun artış hızı tartışmalarda günah keçisi işlevi gördü. Toplu taşımayı, metroyu, öteki seçenekleri çok az insan düşündü, arzuladı. Solcu gazetelerde oto sayfaları vazgeçilmez oldu. Oto teknolojisi adı altında araba markalarının reklamını yaptılar. Çevrecilikle ilgili sayfa ve köşeleriyle perhiz-turşu zıtlığını anımsattılar.

Sonunda geldik bugünlere...
“Trafik Canavarı”nın yani günah keçisi olarak aşağılanan, suçlanan sürücünün, yayanın, yolcunun istatistiklerdeki yüzdesi giderek düşüyor. Artık yol yapım hataları, aydınlatma ve işaretleme, araç kusurları tartışılıyor. Kazalarda yakınlarını yitiren aile bireyleri başkalarının canı yanmasın, sorumlular ortaya çıksın düşüncesi ile hareket ediyor. Suç duyuruları, tazminat davaları artıyor. Tek tük de olsa ülke çapında yollarda protesto buluşmaları oluyor. İnternet ortamında tepkiler paylaşılıyor. Artık yaya derneğimiz bile var. Kaza nedenleri eskisi gibi gizlenemiyor. Sonunda otomotiv endüstrisi; teşvikcisi ve kollayıcısı devlet baba ile birlikte canavarı ölüme terk ediyor.
Ancak aşırı hız suçlaması hız kesmeden sürüyor. Beyin yıkama görsel medyada kamu spotları ile sürüyor. Hızı teşvik eden, hızdan mutluluk, bol tüketim arzusu çıkaran serbest piyasa oyuncuları devlet-medya eliyle günah keçisi ilan edilen yurttaşlarını, müşterilerini kovalamaya devam ediyor. Hem hıza övgüler düzülüyor, hem hız üzerinden suçlama artıyor. Kapitalist sistemin bilindik mekanizması burada da aynı. Sistem; hem gösteriyor, arzulatıyor, hem de gösteriye fazla kapılırsan şamarı patlatıyor, günah keçisi olmanı sağlıyor.
2012’de trafik güvenliği kitaplığı oluşturma gayreti içine giren, trafik kitabı çıkaran, fotoğraf sergileri hazırlayan bir gönüllü olarak dikkat çekmek istiyorum. Kazalarda sendikacı, sanatçı, yazar, futbolcu, politikacı, gazeteci, akademisyen ölüp gitmesine karşın makale, araştırma, film hele kitap parmakla sayılacak kadar az. Kazalarda yitirdiğimiz ünlüler sayfalarına ulaşırsanız "O da mı kazada ölmüş!" şaşkınlığıyla tanınmış isimlerle karşılaşıp kaygılanırsınız.
Bu yazıyla bir beklentimi paylaşmak zorundayım. Adam film işiyle uğraşıyor annesini, adam sinema yönetmeni ya da tiyatro yönetmeni, en önemli oyuncusunu kazada yitirmiş çıt yok. Elinden ne geliyorsa, elinde ne malzeme varsa üzüntüsünden bir küçük eser yaratmasını öfkeyle, umutla bekliyorsunuz. Bazı kurbanların anısına kurumlar, belediyeler yarışma düzenliyor ama ortada ölüm nedeni olan trafik kazaları yarışma konusu bile sayılmamış...
67sergi@gmail.com   
 1 Şubat 2019 

               

Trafik kazalarında 2018'in acı bilançosu

Türkiye genelinde geçen yıl meydana gelen 428 bin 74 trafik kazasında 3 bin 373 kişi yaşamını yitirdi, 310 bin 109 kişi yaralandı.
AA muhabirinin emniyet yetkililerinden aldığı bilgiye göre, 2018'de 336 bin 556'sı yerleşim yerlerinde, 91 bin 518'i bu yerlerin dışında olmak üzere polis sorumluluk bölgesinde 428 bin 74 trafik kazası meydana geldi.
Kazaların 2 bin 712'si ölüm, 183 bin 710'u yaralanma, 241 bin 652'si maddi hasarla sonuçlandı. Ülke genelinde geçen yılki kazalarda 3 bin 373 kişi hayatını kaybederken, 310 bin 109 kişi yaralandı.
Kazalarda 56 bin 469 kayıtla "yandan çarpma" ilk sırada yer aldı. Bunu 31 bin 593 ile "yayaya çarpma" ve 27 bin 227 ile "yoldan çıkma" takip etti.
Ölümlü ya da yaralamalı trafik kazalarına neden olan sürücü hatalarının 75 bin 463'ü "araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak", 25 bin 783'ü "kavşak, geçit ve dar yerlerde geçiş önceliğine uymamak", 15 bin 859'u da "manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak"tan oluştu.
Hafriyat Kamyonu ve Beton Mikserleri 2018'de 253 Can Aldı
Raporda verilerin toplanma biçimine yönelik şöyle bir açıklama bulunuyor:
“Yerel ve ulusal basın kaynağı taramasıyla elde ettiğimiz hafriyat kamyonu, beton mikseri ve kamu araçlarıyla can kaybı sonuçlarının gerçekte daha da yüksek olduğunu tahmin etmek zor değildir.
“Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), düzenli olarak yayımladığı trafikte can kayıplı olay istatistiğinde, raporumuza konu olan hafriyat kamyonu, beton mikseri, kamu aracı vb araç türüne ait verilere yer vermemektedir."
 Raporun tamamı için:

Burası Zonguldak / Suçu sürücüye yükleme gayreti olmayan açıklama:

               
Vali Erdoğan Bektaş, Karayolları 15’inci Bölge Müdürü Hüsamettin Özendi’den detaylı korkuluk ve bariyer açıklaması istedi
Vali'den Karayolları Müdürüne: "Bu suçtan beraat edemeyiz"
Hüsamettin Özendi’nin meydana gelen kazalarda sürücüleri de sorumlu tutma yönündeki açıklamasını yarıda kesen Vali Erdoğan Bektaş, “Şimdi ‘Korkuluk yok’ diye aracı yoldan aşağıya, dereye atmak zorunda değilsin. Şoförlük, yol ve araç şartlarına göre yapılan bir eylemdir. Çok sebepleri olan ölümlü trafik kazaları var ve biz bunları biliyoruz. Ama bütün bunlara rağmen ortada bir şey var. Bir kuşku var, bunun adı da ‘korkuluk’tur. Bunu yapıncaya kadar biz bu suçtan beraat edemeyiz. Hani Nasrettin Hoca demiş ya: ‘Hırsızın hiç mi suçu yok?’ ‘Suçsuz’ demiyoruz, ama biz kendi suçumuzla ilgiliyiz. Kaza olan noktalar belli. Siz iyisini bizden daha iyi biliyorsunuz. O alanlara öncelik verelim. Yani insan ölüyor. Ölen insanın geri gelme şansı yok. Yani suçlu o ya da bu önemli değil ki… Sonuç ortada. Dolayısıyla biz elimizden geleni sonuna kadar yapacağız. Bizim işimiz bu” şeklinde konuştu.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/validen-karayollari-mudurune-bu-suctan-beraat-edemeyiz-114859-haberler.html 
Volvo, İsveç'te 200 bin otomobili geri çağrıldı
İsveç devlet televizyonu, İsveç'te satılan Volvo otomobillerin yakıt hortumlarında yapılan bir yanlış nedeniyle 200 bin otomobilin geri çağrıldığını duyurdu.
Volvo Basın Sözcüsü Annika Bjerstaf, “Firmamız güvenlik önlemi olarak 2015/ 2016 yılında satılan 11 farklı modeli geri çağırdı. Müşterilerimizin Volvo otomobilleri satan firmalarla iletişime geçmelerini öneriyoruz" dedi.
Araçların geri çağrılmasının Volvo'ya ne kadar paraya mal olacağı konusunda bir açıklama yapılmadı.
                

Sinema

 TRAFİK İLE İLGİLİ 52 FİLM 
(Otomobil, Yol, Petrol, Sürücü, Banka, Kaza, Doğa, Medya, Devlet, Kapitalizm)
Cenova - Çocuk Pozu - Normal - Herşey Güzel Olacak - Yolların Prensi - Zeka Pırıltısı - Yarım Kalan Devrim - Otobanlar - Mustafa Hakkında Herşey - Başsız Kadın - Sonun Başlangıcı - Gürültü - Süper Arabalar - Ucu Olmayan Şehir - Devrim Arabaları - Benim Aşk Şarkım - Protokol - Hızlı Yaşa, Hızlı Sat - Elektrikli Arabayı Kim Öldürdü - Kapitalizm Bir Aşk Hikayesi - Syriana - Gişe Memuru - Fahrenheit 9/11 - Fikrimin İnce Gülü - Tarlabaşı... Tarlabaşı - Banka Kelebek Etkisi - Akbaba - Üç Nokta - Yeniden Başla - Vali - Petrol Krizi Sıradışı - 9.90 TL - Çarpışma - Hayatın İçinden - Son Kumsal - Hafta Sonu - Inside Job - Taçsız Kıral - Paramparça - Frida - Dövüş Kulübü - Şeytan Karışmış - Zoraki Komşu - Kadının Fendi - Yaşamaya Değer - Bahçemdeki Ateş Böcekleri - Ben, Daniel Blake - Hırs - Tamam mıyız? - Yolda - Yol Ayrımı
 SergiOdası 
Trafik Güvenliği Kitaplığı (K:2012) : Soğuksu-Zonguldak
Ocak 2019
Siz de bir film ekleyin67sergi@gmail.com
      

Sinema

TV’de ilk kez yayınlanan bu filmde, Mazhar Kozanlı (Şener Şen) çok büyük bir tekstil şirketinin sahibidir. İş hayatında son derece profesyonel, ailesine karşı duygusuzluk derecesinde katı bir adam olan Mazhar Bey, babasından kalan bu şirketi oldukça agresif bir politikayla yönetmektedir. Günün birinde geçirdiği trafik kazası hayata bakışını tamamen değiştirir. Ancak başka bir insana dönüşme girişimleri, başta ailesi olmak üzere çok kişiyi karşısına almasına neden olacaktır. (2017)
25 Ocak 2019 FOX TV

Şavşat

Şavşat'ta ölümlü kazaların yaşandığı köprüde yol tepkisi
Şoför Davut Doğan ise, "Bu köprünün yola uyum sağlamadığı açık. Daha öncede burada bir çok ölümlü kaza olmasına rağmen, yetkililerimiz duyarlılık göstermemiştir. Bu yol bu şekilde olduğu sürece, bu kaza ne ilk ne de son olacak. Yetkililerden bu yola bir çare bulmalarını istiyoruz" dedi.

Bariyer ve trafik levhası konulması istenilen yolda, 2 gün önce buzlanma nedeniyle sürücüsünün kontrolünden çıkan kamyonet dereye uçmuştu. Kazada üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Cihan Aydın yaşamını yitirmiş, babası Zafer Aydın ile kuzeni Yasin İset yaralanmıştı. 
https://www.evrensel.net/haber/371899/savsatta-olumlu-kazalarin-yasandigi-koprude-yol-tepkisi

Bakan Soylu açıkladı: Maket trafik polisleri geliyor

Maket trafik araçları ile ilgili vatandaşlar arasında ve sosyal medyada güzel espriler döndüğünü kaydeden Soylu, "Güzel de bir kabul gördüğünü ifade etmek isterim. Şimdi de inşallah maket trafik araçlarının yanı sıra maket trafik polislerine de başlayacağız. Geçen gün Anadolu'yu dolaşırken bir yerde gördüm, kendim de polis zannettim. İnanın o kadar güzel yapmışlar, o kadar güzel yerlere yerleştirmişler ki, hem uyarıcı, hem denetleyici, hem de kazaların azalmasında çok faydalı olan bir sonuç oluşturmuşlar" diye konuştu.
http://haber.sol.org.tr/turkiye/bakan-soylu-acikladi-maket-trafik-polisleri-geliyor-255306

Samsun

                  
  Pizzacıda kuryelik yapan işçi yoldaki çukura düşüp öldü: İş cinayeti delili olan çukur kapatıldı
Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, yolun sorumluluğunun Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğunu, SASKİ'nin çalışma yaptıktan sonra oraya mıcır döktüğünü açıkladı. Taşçı, "Burayı SASKİ geçici olarak mıcırla doldurmuş kapatmış. Yağan yağmurlarla orada çukurlaşma oluşunca çocukta herhalde görmedi çukuru ve maalesef hayatını kaybetti” dedi.
http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/pizzacida-kuryelik-yapan-isci-yoldaki-cukura-dusup-oldu-cinayeti-delili-olan-cukur 
                     

Kıbrıs

DAÜ'nün resim yarışması sonuçlandı
Doğu Akdeniz Üniversitesi Kentsel Araştırma ve Geliştirme Merkezi‘nin (DAÜ KENT-AG), Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı onayı ile ilkokul öğrencilerine yönelik düzenlediği ‘Kent-Çocuk-Trafik: Güvenli Ulaşım İçin El Ele!’ başlıklı resim yarışması sonuçlandı. DAÜ’den yapılan açıklamaya göre, trafik kazalarında kaybedilen çocukların ve gençlerin anısına düzenlenen resim yarışmasıyla, kentlerdeki trafik güvenliği konusuna odaklanarak bu konuda farkındalığı artırma hedeflendi. En önemli çevre sorunlarından biri haline gelen trafik konusuna vurgu yaparak, güvenli ulaşımın önemine dikkat çekmeyi amaçlayan yarışmaya, ülke genelinde 19 okuldan toplamda 1170 öğrenci katıldı. Eserler 7 Ocak günü seçici kurul tarafından değerlendirildi. Sonuçlar şöyle: http://www.haberalkibrisli.net/kktc/dau-nun-resim-yarismasi-sonuclandi-h27873.html

Keşan

Oğuz Arda Sel Kütüphanesi'ne kitap gitti
Zonguldak Sergi Odası, Edirne’nin Keşan İlçesindeki Türkmen Köyü’nün Türkmen İlköğretim Okulu kütüphanesine kitap gönderdi.

Geçtiğimiz aylarda Çorlu'daki tren kazasında yaşamını yitiren Arda Sel adına UltrAslan UNI Marmara kulübü tarafından okul içinde kütüphane kurulmuştu. Sergi Odası, konuklarının bıraktığı kitap ve DVD'leri kütüphane oluşumlarına gönderiyor. Bugüne kadar kırkı aşkın noktaya kitap gönderildi.

Geçen yıl Temmuz ayında Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde meydana gelen tren kazasında babası Hakan Sel ile birlikte hayatını kaybeden Oğuz Arda Sel adına ayrıca İstanbul'da çocuk derneği açıldı.
 
Kazadan sonra geçen 6 aylık sürede Oğuz’un adına Mersin’in Mut ilçesinde ve Edirne’nin Keşan ilçesinde kütüphane yaptırıldı. Bunların yanında küçük çocuğun adına bir hatıra ormanı oluşturuldu. Aralık ayında ise baba Hakan Sel ve Oğuz Arda’nın adı Yalova’da bir parka verildi.


            

Film

Kızları kazalarda ölen çiftin acı günleri belgesel oldu 
Okan Temizarabacı'nın yönetmenliğini yaptığı 34 dakikalık belgeselde, 2004 yılında 8 yaşındaki kızları İlay'ı trafik kazasında kaybetmenin üzüntüsünü yaşayan Zeynep ve Saffet Topuz'un, bundan 6 yıl sonra bu kez büyük kızları Ezgi Nil Topuz'u yine trafik kazasında kaybetmeleriyle katlanan acıları anlatılıyor. Belgeselde, iki çocuğunu da kazalarda yitiren anne ve baba ile yapılan röportajların yanı sıra kızlarının kişisel eşyalarının görüntüleri ve fotoğrafları yer alıyor. (2014)
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ayse-arman/trafik-kazasi-degil-trafik-cinayeti-41081388
    

     

 Trafik kazası değil trafik cinayeti

-Hayır, cinayet! Neden mi cinayet? Siz bu hızla çocukların içine dalarsanız, onların birinin ölmesi muhtemeldir. Bu da bir cinayettir. Eğer siz 30’la geçmeniz gereken yerden 80 ve üstü bir hızla geçerseniz orada çarptığınız insanları öldürebileceğiniz de çok muhtemeldir. O zaman bunlar kaza değildir. Bilinçlidir. Sadece kasıt yoktur. Ya da şöyle diyeyim, “Kasıt Ezgi değildir Didem değildir İlay değildir ama biridir!” Bunun yargı tarafından anlaşılması ve buna göre ceza verilmesi gerek. Oradaki halk, pek çok kez üst geçit için dilekçe vermiş. Ama yapılmamış. O 2 hafta içerisinde 5 ölüm gerçekleşti o noktada. Bu, olacak şey mi? Ezgi ve Didem’in arkadaşları eylem yaptılar. “Buraya bir üst geçit istiyoruz!” diye. Sonunda üst geçit yapıldı oraya. Yani birtakım hatalar giderildi. Sinyalizasyon lambası çalışmıyordu, o da halledildi. Oraya bir trafik ışığı konuldu. Bunlar aslında çok önceden alınabilecek önlemlerdi. Belki yapılsaydı, kızlarımız hayata olurdu… Ben çok büyük bedel ödedim. Bu kadar büyük bedel ödemiş bir anne olarak hala çocukların yollarda ölmesine tahammül edemiyorum. Her duyduğum kaza haberinde bir kez daha aynı acıyı yaşıyorum.
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ayse-arman/trafik-kazasi-degil-trafik-cinayeti-41081388 
             

Bugün açılıyor

 Oğuz, çocuklara umut olacak
Geçen yıl Temmuz ayında Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde meydana gelen tren kazasında babası Hakan Sel ile birlikte hayatını kaybeden Oğuz Arda Sel adına çocuk derneği açılacak.
Kazadan sonra geçen 6 aylık sürede Oğuz’un adına Mersin’in Mut ilçesinde ve Edirne’nin Keşan ilçesinde kütüphane yaptırıldı. Bunların yanında küçük çocuğun adına bir hatıra ormanı oluşturuldu. Aralık ayında ise baba Hakan Sel ve Oğuz Arda’nın adı Yalova’da bir parka verildi.
Şimdi ise anne Mısra Öz Sel’in adalet arayışı başka bir mecraya taşındı. Aile Oğuz’un adını yaşatmak için, ihtiyacı olan çocuklara yardım etmek amacıyla bir dernek açıyor. Kitap, oyuncak gibi çocuklara yönelik ihtiyaçların giderilmesine yönelik olan yardımlaşma derneği çocuklara umut olacak. Dernek, Beşiktaş Asmalı Mescit Mahallesi’nde hizmet verecek. https://www.birgun.net/haber-detay/oguz-cocuklara-umut-olacak.html 

 Gökyüzüne balonlar bıraktık. 
 Oğluma ulaştığına eminim
     
"24+12" Etkinlik Programı 
Gururla Önerir:
7 DVD'den oluşan 
  Kapitalizm "Farkındalık" Seti-1 
Acı Reçete, Arka Bahçe, Adalet Peşinde, Yağmuru Bile, Hamburger Cumhuriyeti, 99 Francs, Hasta-Sicko.
Sansür yok, baskı yok, tekrarı çok, 
ulaşması kolay bir set
   
Onlar da bu seti tamamlama telaşında!:
Ufuk Uras, Murat Belge, Doğu Perinçek, Selahattin Demirtaş, 
Ertuğrul Kürkçü, Uğur Dündar, Kemal Kılıçdaroğlu, Ahmet Türk, 
Kadir İnanır, Yavuz Bingöl, Yılmaz Erdoğan, İstanbul Tabip Odası...
24ocak.blogspot.com
      



Yeni


Motorlu kurye kargaşasına karşı toplanan imzalar ilgili birimlere gönderildi
Zonguldak Sergi Odası'nın geçen ay düzenlediği "Hayatımız Trafik" etkinliğinde motorize gıda taşımalarında ortaya çıkan tehlikelere karşı toplanan imzalar ilgili birimlere gönderildi.
Aşağıdaki dilekçe ile TBMM İçişleri Komisyonu Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na gönderilen talepler şöyle:
"Açtığımız imza kampanyası ile motosikletli gıda ve benzeri kurye taşımacılığının yarattığı tehlikeleri gündeme taşımak istedik. Kent yaşamında özellikle yayalar arasında tehlike gösteren, trafik akışında aşırı hızlarıyla kuralları tamamıyla yok sayan motorize kurye ağı gittikçe çoğalıyor. Çalışma tarzları, beklentileri aşırı hız üzerine kurulu bu sistemin hazırlanacak yönetmelik ve kurallarla denetime alınmasını talep ediyoruz."
“Hayatımız Trafik” etkinliklerine paralel olarak konan “Trafik Canavarı” ödülünü ise pizzacı domino's aldı.
Yeme-içme sektöründe "30 dakikada kapında" sözünü vermesiyle tepki çeken, motorize dağıtım ağındaki genç sürücülerini, yaşlı-genç yayaların can güvenliğini tehlikeye atan firma 2017 yılının "Trafik Canavarı" oldu.
İlk kez 2012 yılında Zonguldak'ta Sergi Odası tarafından düzenlenen "Hayatımız Trafik" etkinlikleri "Trafik Mağdurlarını Anma Günü" çalışmalarının paralelinde yapılıyor. Dünyada her yıl Kasım ayının üçüncü pazarı gerçekleşen "Trafik Mağdurlarını Anma Günü" 1993'den bu yana Avrupa Trafik Mağdurları Federasyonu (FEVR) tarafından düzenleniyor.
https://67kentimiz1.blogspot.com/ 
                        

Suruç

    
Öğrenci ve işçi servisi çarpıştı: Ölü ve yaralılar var   
Edinilen bilgiye göre kaza, Suruç-Birecik karayolunun 20. kilometresinde meydana geldi. Hüseyin A. yönetimindeki öğrenci servisi ile Harran'dan Birecik'e işçi taşıyan Fethi A. idaresindeki işçi servisi buzlanan yolda kafa kafaya çarpıştı. Kazada Fethi Akkurt (34), Hatice Sonar (24), Aysel Sonar (34) hayatını kaybederken; yaralanan 15 kişi çevredekiler tarafından servislerden çıkarılarak olay yerine giden 112 Acil Servis ekiplerince Suruç ve Şanlıurfa'daki hastanelere kaldırıldı. Yaralı öğrenci ve işçilerin hastanedeki tedavileri sürüyor.
http://haber.sol.org.tr/turkiye/ogrenci-ve-isci-servisi-carpisti-olu-ve-yaralilar-var-254256
    

24 Ocak Kararlarına Doğru:

 "24+12" Etkinlikleri 
 film gösterisi 
 "Canan Karatay'a Teşekkür"
  7 Ocak 2019  
 Pazartesi : 17.30 
 SergiOdası 
“Gençler arasında başlıca ölüm nedeni otomobiller. Arkasından ateşli silahlar geliyor.
Eduardo Galeano
Gazeteci, Yazar 
     

İzmir

Hafriyat kamyonunun altında kalan profesör yaşamını yitirdi
Hafriyat kamyonları ölüm saçmaya devam ediyor. İzmir’in Narlıdere ilçesinde metro inşaatı şantiyesinin girişinde geri manevra yapan hafriyat kamyonunun altında kalan Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Gürbüz Büyükyazı yaşamını yitirdi.
http://haber.sol.org.tr/turkiye/hafriyat-kamyonunun-altinda-kalan-profesor-yasamini-yitirdi-253802
E-5 Karayolu’nda motosikletlilerden 
“katil bariyer istemiyoruz” eylemi
"KATİL DEĞİL MOTORCU DOSTU BARİYER İSTİYORUZ"
Basın açıklamasını yapan Osmanlı Motorcular Kulübü Başkanı Kadir Çınar, "Ülkemizde 3 buçuk milyon motosikletli var. Bu kadar motosikletlinin tek isteği, 'Katil bariyer istemiyoruz'. Şu ana kadar motosikletli kaza yapan arkadaşlarımızın ölümlü kaza sonucunda yüzde 20'si kazadan sonra sürüklendiğimiz için bariyerlere vuruyor. Sürtünmeden dolayı bedenimizi, uzuvlarımızı kesebiliyor. Bu yüzden biz katil değil motorcu dostu bariyer istiyoruz. İnsan canı bu kadar ucuz olamaz" dedi. Slogan atan grup bariyerleri protesto etti.
https://www.sabah.com.tr/yasam/2018/12/25/e-5-karayolunda-motosikletlilerden-katil-bariyer-istemiyoruz-eylemi
      
12 Eylül Darbesi'nin ekonomi ayağı olan 
24 Ocak kararlarının sonuçlarını anımsamak için...
 "Serbest Piyasa" Üzerine 36 Film 
1-Milyonlar 2-Eğitmenler 3-Inside Job 4-Bir Avuç Cesur İnsan 5-Ucu Olmayan Şehir 6-Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi 7- Elektrikli Arabayı Kim Öldürdü? 8-99 Frank 9-Burjuvazinin Gizli Çekiciliği 10-Kayıp Umutlar 11-İsyan 12-Banka-Bir Halk 
Düşmanı 13-Demiryolcular-Emekçiler 14- '45 Ruhu 15-İşte Özgür Dünya 16-Ölümcül Çözüm 17-Yer Sarsılıyor 18-Son Kumsal 19-Şişir Beni 20-Hamburger Cumhuriyeti 21-Yağmuru Bile 22-99 Ev 23-Cosmopolis 24-Dövüş Kulübü 25-Leviathan 26-Süperstar 27-Kadının Fendi 28-Ben, Daniel Blake  29-Hırs 30-Manderlay  31-Para Avcısı 32-Sicilyalı 33-Arka Bahçe 34-Adalet Peşinde 35-Acı Reçete 36-Büyük Açık