TRAFİK ENSTÜTÜSÜ ULAŞIM GÜVENLİĞİ VE YÖNETİMİ ÖĞRENCİ ALIMI
Polis Akademisi Başkanlığı yayımladığı öğrenci alım duyurusunda, Ulaşım Güvenliği ve Yönetimi alanında toplam 30 öğrenci alımı yapılacğaını bildirdi. Alımların 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Ulaşım Güvenliği ve Yönetimi tezli yüksek lisans programına olacağı bilgisini veren kurum başvuruların 17 Haziran tarihinde başlayacağını ve 5 Temmuz tarihinde sona ereceğini bildirdi. Başvurular yine Polis Akademisi Başkanlığı'na şahsen yapılacak.
           
Valilik acılı Çorlu ailelerine marjinal grup dedi
Aileler ile avukatları adına basın açıklamasında konuşan Av. Mürsel Ünder, katliamın üzerinden bir yıl geçtikten sonra başlanan yargılanmanın ilk duruşmasının başlamadan bittiğini vurgulayarak mahkeme heyetinin dosyadan çekilme kararı verdiğini, valilik tarafından marjinal gruplar ve provokasyon açıklaması yapıldığını belirtti.
Daha adliye bahçe girişinde kimlik kontrolü dayatması ile karşılaştıklarını söyleyen Ünder, “Dava katılımcıları herkesin geçtiği ana kapıdan değil, girişi dar olan Başsavcılık kapısından tek tek x-ray cihazından geçirilerek, akabinde de üzerleri aranarak adliyeye alınmıştır” dedi.
Ailelerin, baro başkanlarının, milletvekillerinin ve avukatların klimaların kapatıldığı dar bir koridorda bekletildiğini anlatan Ünder, "Tekrar kimlik kontrolü dayatması yapıldı ve o sırada kimliğini ibraz etmeyen sivil bir şahıs tarafından tüm katılımcılar kamera kaydına alınmış, o kişi kimliği sorulduğunda ve kendisinden çekim yapmaması istendiğinde ailelerden bir yurttaşa kafa atmak suretiyle saldırıda bulunmuştur” diye yaşanılanları anlattı.
Sadece müşteki sayısının 350 kişi olduğu dosyada 135 kişilik salonda ısrar edildiğini dile getiren Ünder; “Özellikle çok sayıda müşteki aile ile müşteki vekilinin duruşma salonuna girişi engellenmiş, adil yargılamayı etkileme suçu işlenmiş ve mağdur ailelerin adalete erişim hakkı ellerinden alınmıştır” dedi.
Yaklaşık 45 dakika boyunca süren bu uygulamanın hürriyeti tahdit suçunu doğurduğunu belirten Ünder, bu arada dışarıda kalan katılımcıların darbedildiğini ve ancak Esra Araç fenalık geçirince kapıların açıldığını, Esra Araç dışarı çıkarılırken yardım edenlerle birlikte darbedildiğini, kendisinin ve Av. Can Atalay’ın da darp edildiğini vurguladı.
https://www.evrensel.net/haber/382929/valilik-acili-corlu-ailelerine-marjinal-grup-dedi
                     


Gazete manşetleriyle ve açıklamalarla 
 22 temmuz 2004'teki pamukova tren kazası

Mafya

              
Hamile kadının aracına saldıran kardeşler tutuklandı
Pendik'te hamile kadının bulunduğu araca saldıran Seyidoğu Baklava'nın sahipleri Sel Kardeşler tutuklandı. Hasan Sel'i kapıda karşılayan polis de açığa alındı...
İstanbul Pendik'te, Seyidoğlu Baklava'nın sahipleri Hasan Sel ve Hüseyin Sel kardeşler, kendilerine yol vermediği gerekçesiyle içinde hamile kadının bulunduğu araca saldırarak zarar vermişti.
Şikayet üzerine açılan soruşturma kapsamında Hasan Sel ve Hüseyin Sel ifadeleri alınmak üzere Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü Şehit Adil Gözalıcı Polis Merkezi’ne gitmişti. Karakol amiri ve bazı polisler bu sırada Sel Kardeşleri kapıda karşılamıştı.
https://www.artigercek.com/haberler/hamile-kadinin-aracina-saldiran-kardesler-tutuklandi
                     
                    
Navigasyon uygulamaları vatandaşları hiçbir uyarı yapmadan ücretli yollara yönlendiriyor
Deniz Yavuzyılmaz, navigasyon uygulamalarını Meclise taşıdı
Milletvekili Yavuzyılmaz, TBMM’ne sunduğu soru önergesinde özellikle büyükşehirlerde ve şehirlerarası yolculuklarda günde binlerce sürücünün cep telefonlarından kullandığı navigasyon uygulamasının önerdiği öncelikli rotaların ücretli geçiş gerektiren yollar üzerinden çizilmiş rotalar olduğuna dikkat çekti. Alternatif rotalara göre mesafe ve varış süresi açısından dezavantajının olmasına ya da kayda değer bir avantajının olmamasına rağmen sürücülerin ziyadesiyle ücretli geçiş gerektiren yollar üzerinden çizilmiş rotalara yönlendirildiğini ifade eden Yavuzyılmaz, ücretli yol ikazlarının ve ücretli yolların kullanılmaması seçeneğinin de tam anlamıyla doğru çalışmadığını ve kullanıcıları yanlış yönlendirdiğini vurguladı. Yavuzyılmaz, navigasyon uygulamalarında ‘ücretli yolların kapanması’ seçeneği seçilerek dahi yolculuk yapılsa da sürücülerin ücretli köprü veya tünellere yönlendirildiğini, örnekleriyle önergesinde yer verdi.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/deniz-yavuzyilmaz-navigasyon-uygulamalarini-meclise-tasidi-124537-haberler.html
                 

Mersin

Trafik kazasında ölen Evrim ve Ekin’in ailesinden çağrı: 

“Adalet çığlığımızı duyun”

Aracıyla çarparak, Evrim ve Ekin kardeşlerin ölmesine neden olan Ramazan T. hakkındaki 4 yıl 2 ay hapis cezasına ailenin yaptığı itiraza ilişkin dava 16 Temmuz 2019'da görülecek. Aile, kamuoyunu davaya karşı sessiz kalmamaya ve dayanışmayı büyütmeye çağırıyor.
    
 Bir günde 3 servis kazası: 
 6’sı çocuk 27 işçi yaralı 
                       
Bir günde üç farklı ilde servis kazası yaşandı.
Manisa’da tarım işçilerini taşıyan minibüs devrildi. 1’i ağır 13 işçi yaralandı. Aksaray’da da tarım işçilerini taşıyan minibüs devrildi, 6’sı çocuk 11 kişi yaralandı. İstanbul’da ise inşaat işçilerini taşıyan kamyonet kaza yaptı 3 işçi yaralandı.
                    
İSİG Meclisinden Doç. Dr. Gürkan Emre Gürcanlı, servis kazalarıyla ilgili Evrensel’e değerlendirmelerde bulundu:
Emre Gürcanlı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na atıf yaparak, çalışanları işyerine getirip götürmek için işverence sağlanan herhangi bir araçta gerçekleşen kazaların iş kazası sayıldığını hatırlattı.
Gürcanlı, “İşveren işçileri işyerlerine nasıl götürüyor? Çoğu zaman en ilkel şekillerde. Özellikle tarım işçileri kamyonetlerin, kamyonların arkasında insanlık dışı koşullarda götürülüyor. İSİG’in yaptığı çalışmaların gösterdiği üzere, tarım sektöründe çalışan işçilerin büyük kısmı göçmen veya geçici işçi. Kamyon kasalarında veya minibüslerin arkasında taşınan bu işçiler trafik kazaları sonucu hayatını kaybediyor. İşçi sağlığı iş güvenliği mücadelesi yalnızca işyerlerinde değil, işyeri dışında da “işçilerin işyerlerine gitmek için sağlıklı ve güvenli ulaşım” mücadelelerini kapsamak zorundadır. Bu aynı zamanda yasal olarak da 5510 sayılı yasa kapsamında da belirtilen iş kazası kapsamındadır” dedi.
“Tüm dünyada kabul gören, görmesi gereken insani emekten yana değerler kapsamında değerlendirilmesi gereken bir kavram” diyen Doç. Dr. Gürcanlı “İşçilerimiz yalnızca çalışırken değil işyerlerine giderken de, işyerlerinden evlerine dönerken de insani bir ulaşım ve çalışma koşullarına sahip olmak zorundadır” ifadelerini kullandı.
Emre Gürcanlı, “Rahmetli Çetin Emeç. Hürriyet gazetesi yazarı. İşveren tarafından sağlanan otomobilinde evinin önünde bir terör saldırısına maruz kaldı, öldürüldü. Bu ölüm Yargıtay tarafından iş kazası kabul edildi” diyerek emsal olan kararı hatırlattı.
B O Y K O T
Bu fotoğraf yarışmasına katılmasan...
https://www.tfsfonayliyarismalar.org/
     

Ben mi kullandım

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 38 kişinin öldüğü Pamukova'daki tren kazasının ardından, istifa etmesi gerektiği yolundaki eleştirilere "Ben çok rahatım. O direksiyonu ben kullanmıyorum ki kardeşim..." diyerek cevap verdi.


“Gençler arasında başlıca ölüm nedeni otomobiller. Arkasından ateşli silahlar geliyor.
Eduardo Galeano
Gazeteci, Yazar 
     
             
Kazada ölen üniversiteli Aslıhan için imza kampanyası
Kampanyanın kısa sürede ilgi gördüğünü belirten baba Okan Kocapınar, "Kızımın acısı hala taze. Sürücü C.D.'nin serbest kalmasıyla acımız her geçen gün azalacağına artıyor. Benim kızım toprak altında ama sürücü dışarıda elini kolunu sallayarak geziyor. Trafik kazalarında adli ve yargı süreci çok yavaş ilerliyor. Trafik İhtisas Mahkemeleri kurulursa belki davalarımız daha çabuk karara bağlanır" dedi.
https://www.cnnturk.com/yerel-haberler/antalya/kazada-olen-universiteli-aslihan-icin-imza-kampanyasi-1010226 

Metro / Cinayet

Firari Galip Öztürk, Erdoğan'ın başdanışmanıyla aynı karede
Müebbet hapis cezasına çarptırılan Metro Turizm'in sahibi firari Galip Öztürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Hidayet Türkoğlu’yla görüntülendi.
Yargılandığı davada ‘Öldürmeye azmettirme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılan Metro Turizm'in sahibi firari Galip Öztürk, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Hidayet Türkoğlu’yla görüntülendi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Öztürk’e ‘öldürmeye azmettirme’ suçundan verilen müebbet hapis cezası kararının yerinde olduğuna hükmetmişti.
Öztürk çarptırıldığı ceza sonrası yurtdışına kaçmıştı.
'Firari’ olan Galip Öztürk, Erdoğan’ın Başdanışman Hidayet Türkoğlu ve AKP Ayvacık Belediye Başkanı Halil Kalaycı ile aynı karede görüntülendi.
https://www.artigercek.com/haberler/firari-galip-ozturk-erdogan-in-basdanismaniyla-ayni-karede 
               

Diyarbakır

 Tarım işçilerini taşıyan kamyonet devrildi: 5'i ağır 35 yaralı
Kaza, öğle saatlerinde, Bismil ilçesinde meydana geldi. Tepe Mahallesi'nden Bismil'e giden tarım işçilerini taşıyan sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 23 HS 005 plakalı kamyonet, iddiaya göre, virajda kontrolden çıkıp, devrildi. Kazada, kamyonetin kasasındaki işçiler yola savrulurken, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 5'i ağır 35 kişi yaralandı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine jandarma ve sağlık görevlileri sevk edildi. Sağlık görevlilerince ilk müdahalesi kaza yerinde yapılan yaralılar, ambulanslarla Diyarbakır ve Bismil'deki hastanelere kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
https://www.evrensel.net/haber/380883/tarim-iscilerini-tasiyan-kamyonet-devrildi-5i-agir-35-yarali 
              

Trafik Kazaları: Savaş gibi...

    
Ölmeden önce 
Trafik kazalarının nedenleri ve ulaşım politikası konusunda hemen okunması gereken ilk on iki kitap : 6
1-Otomobilin Ekolojisi Peter Freund-George Martin
2-İnsan ve Otomobil, Erdoğan Özkale
3-Türkiye’de Trafik Kazaları Gerçeği 1-2, Osman Öztürk
4-Kırmızı Işıkta Son Tango, Cengiz Hortoğlu
5-Ulaştırmanın Sefaletinden "Canavar" Retoriğine, Pervin Erbil
6-Modernizm, Otomobil Kültürü ve Reklam, Serpil Aygün Cengiz
7-Ve İnsan Otomobili Yarattı, İlya Ehrenburg
8-Yürümeye Övgü, David le Breton
9-Enerji ve Eşitlik, Ivan Illich
10-Hayatımız Trafik ('Trafik Canavarı' Neyi Gizler?)İbrahim Akyürek
11-Yavaşlık Milan Kundera
12-Oto-mobil: Bir Röntgen Denemesi (Cogito dergi-Sayı 24)
         
TRAFİK VE YOL GÜVENLİĞİ KİTAPLARI
 Trafik kazaları savaştan beter: 
1 yılda 6 bin 675 kişi hayatını kaybetti
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Emniyet Genel Müdürlüğü verileriyle hazırladığı 'Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri' verilerine göre, 2018 yılında meydana gelen trafik kazalarında 6 bin 675 kişi hayatını kaybederken 307 bin 71 kişi de yaralandı.
Ölümlerin yüzde 46.9’u, yaralanmaların yüzde 67.1’i yerleşim yerlerinde gerçekleşirken, yerleşim yerleri dışındaki ölümlerin yüzde 53.1’i, yaralanmaların ise yüzde 32.9’ü yerleşim yerleri dışında oldu.
       
2018 Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri verilerine göre, ölümlü yaralanmalı trafik kazalarında kusurların yüzde 89.5’si sürücü, yüzde 8.4’ü yaya, yüzde 0.9’unun yolcu, yüzde 0.6’sının taşıt ve yüzde 0.6’sının yol kaynaklı olduğu belirlendi.
https://www.artigercek.com/haberler/trafik-kazalari-savastan-beter-1-yilda-6-bin-675-kisi-hayatini-kaybetti 
                   

Yeni

   
"-Hâlâ vagonların altında cesetler var. Deliller toplanmadı bile. Neden bu hattı açmak için bu kadar acele ediyoruz?

-Açmamız lazım. TCDD’nin uluslararası birçok anlaşması var. Bu hattan yük trenleri geçiyor. O malzemelerin zamanında gitmesi lazım. Uluslararası yükümlülüklerimiz var. Yoksa çok zarar ederiz. Yani mecburuz."

     



                                  

 “Trafik Canavarı” öldü!
 İbrahim Akyürek  
Özellikle çok ölümlü trafik kazası haberlerinin değişmeyen simgesi “Trafik Canavarı” artık ortada eski sıklıkta görünmüyor. Ölümlü kaza haberleri eskisi gibi manşete de çıkmıyor. Yeni nesil kazalar mobese kayıtlarından seyirlik halde görüntülü mecralara veriliyor. "İyi ki orada değildim" hissi yaratan görüntüler, seyircilere, devlete-millete faydalı oluyor mu, bilinmiyor.
Canavarın ölümünü düşünürken Zonguldak Valisi’nin geçtiğimiz günlerde Karayolları Bölge Müdürü’ne yönelttiği görüşler ilgimi çekti. Müdür Hüsamettin Özendi’nin meydana gelen kazalarda sürücüleri de sorumlu tutma yönündeki açıklamasını yarıda kesen Vali Erdoğan Bektaş’ın aşağıdaki görüşü canavarın kesin ölümünün yaklaştığının devlet katındaki durumuydu benim için. Aynı zamanda, kör noktaların haritasını yayınlayıp önlem ve sorumluluk almayan kamu yönetimi için bir uyarı gibiydi:
Şoförlük, yol ve araç şartlarına göre yapılan bir eylemdir. Çok sebepleri olan ölümlü trafik kazaları var ve biz bunları biliyoruz. Ama bütün bunlara rağmen ortada bir şey var. Bir kuşku var, bunun adı da ‘korkuluk’tur. Bunu yapıncaya kadar biz bu suçtan beraat edemeyiz. Hani Nasrettin Hoca demiş ya: "Hırsızın hiç mi suçu yok?" "Suçsuz" demiyoruz, ama biz kendi suçumuzla ilgiliyiz. Kaza olan noktalar belli. Siz iyisini bizden daha iyi biliyorsunuz. O alanlara öncelik verelim. Yani insan ölüyor. Ölen insanın geri gelme şansı yok. Yani suçlu o ya da bu önemli değil ki… Sonuç ortada. Dolayısıyla biz elimizden geleni sonuna kadar yapacağız. Bizim işimiz bu”
"Enflasyon Canavarı" gibi “Trafik Canavarı” simgesi de başlangıçta çok kullanışlıydı. Aşırı hız, hatalı sollama, alkollü araç kullanma gibi tanımlar kamu kaza istatistiklerinin en başında (neredeyse %99’lar) yer alıyordu. Kalanı yol, araç kusurlarıydı. Zamanla canavar simgesi önemli karayollarının kenarlarında uyduruk tabelalar olarak kullanıldı. Büyük bir ciddiyetle canavarla mücadele kuruluşları oluşturuldu. Canavarın faaliyetleri terörle eş tutuldu. Özellikle 90’lı yıllarda bazı devlet üniversiteleri, bazı liberal köşe yazarları canavarla mücadele yemini ettiler neredeyse. Solcu gazeteler (Cumhuriyet, Birgün) bile yakın tarihlere kadar canavar simgesine sığındı kaza haberlerini duyururken. Zaman zaman kazaların dehşetine dikkat çekmek için "şu kadar yılda bir ilçe nüfusu kadar insan ölüyor" dendi. Aslında bu rakamlar da gerçek değildi. Kaza sonrası hastanede ölen yaralılar, jandarma bölgesindeki ölümler istatistiklerde yer almıyordu. Ancak, 2016’dan bu yana Avrupa Birliği veya Birleşmiş Milletler projelerinin zorlamasıyla, sayılmayan yaralanma ve ölümler de kayıtlara girmeye başladı.
90’lardan 2000’lere otolar, otoyollar, köprüler alıp başını giderken "bu kadar araca, köprüye gerek var mı?" sorusunu çok az insan sordu. Nüfusun artış hızı tartışmalarda günah keçisi işlevi gördü. Toplu taşımayı, metroyu, öteki seçenekleri çok az insan düşündü, arzuladı. Solcu gazetelerde oto sayfaları vazgeçilmez oldu. Oto teknolojisi adı altında araba markalarının reklamını yaptılar. Çevrecilikle ilgili sayfa ve köşeleriyle perhiz-turşu zıtlığını anımsattılar.

Sonunda geldik bugünlere...
“Trafik Canavarı”nın yani günah keçisi olarak aşağılanan, suçlanan sürücünün, yayanın, yolcunun istatistiklerdeki yüzdesi giderek düşüyor. Artık yol yapım hataları, aydınlatma ve işaretleme, araç kusurları tartışılıyor. Kazalarda yakınlarını yitiren aile bireyleri başkalarının canı yanmasın, sorumlular ortaya çıksın düşüncesi ile hareket ediyor. Suç duyuruları, tazminat davaları artıyor. Tek tük de olsa ülke çapında yollarda protesto buluşmaları oluyor. İnternet ortamında tepkiler paylaşılıyor. Artık yaya derneğimiz bile var. Kaza nedenleri eskisi gibi gizlenemiyor. Sonunda otomotiv endüstrisi; teşvikcisi ve kollayıcısı devlet baba ile birlikte canavarı ölüme terk ediyor.
Ancak aşırı hız suçlaması hız kesmeden sürüyor. Beyin yıkama görsel medyada kamu spotları ile sürüyor. Hızı teşvik eden, hızdan mutluluk, bol tüketim arzusu çıkaran serbest piyasa oyuncuları devlet-medya eliyle günah keçisi ilan edilen yurttaşlarını, müşterilerini kovalamaya devam ediyor. Hem hıza övgüler düzülüyor, hem hız üzerinden suçlama artıyor. Kapitalist sistemin bilindik mekanizması burada da aynı. Sistem; hem gösteriyor, arzulatıyor, hem de gösteriye fazla kapılırsan şamarı patlatıyor, günah keçisi olmanı sağlıyor.
2012’de trafik güvenliği kitaplığı oluşturma gayreti içine giren, trafik kitabı çıkaran, fotoğraf sergileri hazırlayan bir gönüllü olarak dikkat çekmek istiyorum. Kazalarda sendikacı, sanatçı, yazar, futbolcu, politikacı, gazeteci, akademisyen ölüp gitmesine karşın makale, araştırma, film hele kitap parmakla sayılacak kadar az. Kazalarda yitirdiğimiz ünlüler sayfalarına ulaşırsanız "O da mı kazada ölmüş!" şaşkınlığıyla tanınmış isimlerle karşılaşıp kaygılanırsınız.
Bu yazıyla bir beklentimi paylaşmak zorundayım. Adam film işiyle uğraşıyor annesini, adam sinema yönetmeni ya da tiyatro yönetmeni, en önemli oyuncusunu kazada yitirmiş çıt yok. Elinden ne geliyorsa, elinde ne malzeme varsa üzüntüsünden bir küçük eser yaratmasını öfkeyle, umutla bekliyorsunuz. Bazı kurbanların anısına kurumlar, belediyeler yarışma düzenliyor ama ortada ölüm nedeni olan trafik kazaları yarışma konusu bile sayılmamış...
67sergi@gmail.com   
 1 Şubat 2019 

Anma törenleri kolaycılığından vazgeçin. Filmlerinizin, sanatınızın konusu trafik cinayetleri olsun artık!

Seyfi Teoman için anma töreni
Seyfi Teoman, vefatının 7’nci yılında, bugün Başka Çarşamba’da, 61. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışmış “Bizim Büyük Çaresizliğimiz” filmiyle anılacak. 
İstanbul, Ankara ve İzmir’de yedi salonda gösterilecek filmin Beyoğlu Sineması’nda 21.15’teki gösterimine film ekibi ve Seyfi Teoman’ın dostları da katılacak. 2004’te çektiği “Apartman” adlı kısa filmiyle dikkatleri üzerine çeken Seyfi Teoman, ilk uzun metraj filmi “Tatil Kitabı” ile İstanbul Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü kazanmıştı. Emin Alper’in yönettiği “Tepenin Ardı”nın yapımcılığını üstlenen Teoman’ın yönettiği 2’nci filmi “Bizim Büyük Çaresizliğimiz” Berlin Film Festivali ana yarışmasında gösterilmişti.
     
Ünlü yönetmen Hüseyin Orçun Benli, Radyo Viva'da Ağır Masa programına konuk oldu. Annesini trafik kazasında kaybeden Benli kaza yerini gören kameraların kaydedildiği Hard Disk ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. http://www.cumhuriyet.com.tr/m/haber/turkiye/1213154/Annesini_trafik_kazasinda_kaybeden_unlu_yonetmenden_soke_eden_iddia.html
       
https://www.evrensel.net/haber/373647/annesini-trafik-cinayeti-nde-kaybeden-orcun-benli-adalet-ariyor

Kitap


     
Sürekli dolaşım halindeki sermayenin nüvesini oluşturduğu ekonomik sistemin ardındaki mantık, bir cinnet durumuna işaret ediyor: Nüfusu katlanarak artan şehirlerde yalnızca çalışmak için yaşamak, sürü kabilinden doluşulan taşıtlarla bir yerlere ulaşmaya çabalamak, bunca bina bolluğu içerisinde insani koşullarda barınamamak; bu başdöndürücü sirkülasyon içinde durmaksızın sömürülmek, kendini gerçekleştirme araçlarından ve imkânlarından yoksun kalmak...
(2017)

Sinema

 TRAFİK İLE İLGİLİ 53 FİLM 
(Otomobil, Yol, Petrol, Sürücü, Banka, Kaza, Doğa, Medya, Devlet, Kapitalizm)
Cenova - Çocuk Pozu - Normal - Herşey Güzel Olacak - Yolların Prensi - Zeka Pırıltısı - Yarım Kalan Devrim - Otobanlar - Mustafa Hakkında Herşey - Başsız Kadın - Sonun Başlangıcı - Gürültü - Süper Arabalar - Ucu Olmayan Şehir - Devrim Arabaları - Benim Aşk Şarkım - Protokol - Hızlı Yaşa, Hızlı Sat - Elektrikli Arabayı Kim Öldürdü - Kapitalizm Bir Aşk Hikayesi - Syriana - Gişe Memuru - Fahrenheit 9/11 - Fikrimin İnce Gülü - Tarlabaşı... Tarlabaşı - Banka Kelebek Etkisi - Akbaba - Üç Nokta - Yeniden Başla - Vali - Petrol Krizi Sıradışı - 9.90 TL - Çarpışma - Hayatın İçinden - Son Kumsal - Hafta Sonu - Inside Job - Taçsız Kıral - Paramparça - Frida - Dövüş Kulübü - Şeytan Karışmış - Zoraki Komşu - Kadının Fendi - Yaşamaya Değer - Bahçemdeki Ateş Böcekleri - Ben, Daniel Blake - Hırs - Tamam mıyız? - Yolda - Yol Ayrımı - Büyük Dava
 SergiOdası 
Trafik Güvenliği Kitaplığı (K:2012) : Soğuksu-Zonguldak
Ocak 2019
Siz de bir film ekleyin67sergi@gmail.com
      
            
Otomobil: Sokakları bizden çalan hırsız
Kent merkezinde otomobile yer bulmak için “otopark sorunu” diye başlarsanız otomobili teşvik edersiniz. Oysa soruna “otomobil fazlalığı” diye bakarsanız çözüm yolu da değişecektir. Otomobillerin daha hızlı ulaşmasını bir hedef olarak ortaya koyarsanız yolların darlığını sorun yaparsınız, çözüm olarak yolları genişletmeye, kentleri daha fazla bölmeye devam edersiniz, oysa ‘makinelerin fazlalığı’, ‘kaldırımların darlığı’, ‘bisiklet yolunun eksikliği’ derseniz başka bir çözüm düşünürsünüz.
    
Bu durumda toplum ve birey olarak yeni sorular sormak zorundayız: “Ne için ulaşıyoruz, nereye ulaşıyoruz, nasıl ulaşmalıyız? sorularının diyalektik bir tartışma zemininde ele alınmasına ihtiyaç var. Parçalanan kentlerin ve otomobile dayalı ulaşım eğilimi ile gerçekten mutlu olacağımız, yaşamak istediğimiz bir kent yaratıyor muyuz? Bireysel hareketliliğimiz ve konforumuz için yapılan devasa yatırımlar, bir süre sonra toplum olarak tümden hayatımızı kısırlaştırıp, kentlerimizi ve içinde yaşadığımız dünyayı daha yaşanmaz bir noktaya mı sürüklüyor?
       
Yeni çıkan her teknolojiyi sorgusuz sualsiz yaşamımıza sokacak mıyız? Buna gerçekten ihtiyacımız var mı? Yoksa sanal (yalan) bir gerçeklik mi oluşturuluyor? Yaşamımızı kolaylaştırdığı iddia edilen her aygıt, araç ve sistem, aslında toplumsal olarak bizlere neleri kaybettiriyor? Farklı bir yaşam biçimi mümkün olabilir mi? Kapitalist üretim ve tüketim kalıplarının ne kadar farkındayız?

          

Alanyasporlu futbolcuları taşıyan araç devrildi: 1 ölü
Aytemiz Alanyaspor'un dün deplasmanda oynadığı Kayserispor maçının ardından futbolcular Steven Caulker, Djalma Campos, Wanderson Baiano, Papiss Demba Cisse, Isaac Sackey, Welinton Souza ve Josef Sural kiraladıkları VIP minibüsle takımdan ayrı olarak dönüşe geçti. Kayseri'den bir firmadan kiralandığı belirtilen ve sürücüsünün kimliği henüz öğrenilemeyen minibüs saat 02.30 sıralarında Alanya´ya bağlı Dinek mevkii yakınlarında sürücüsünün kontrolünden çıkarak yol kenarındaki su kanalına girip yan yatarak sürüklendi.
Kazada futbolculardan Josef Sural başını çarparak ağır yaralanırken, Welinton Souza ve Isaac Sackey ise hafif şekilde yaralandı. Diğer futbolcular ve 2 sürücü ise kazayı yara almadan atlattı. Kazanın ardından olay yerine gelen sağlık ekiplerinin müdahale ettiği yaralı futbolcular ilçedeki özel bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.
https://www.artigercek.com/haberler/alanyasporlu-futbolculari-tasiyan-arac-devrildi-yaralilar-var
                        

Yeni

Çağımızın en önemli Marksist düşünürlerinden David Harvey’nin elli yıla yayılan entelektüel yolculuğunun bir dökümü niteliğindeki Dünyanın Halleri’nde siyaset, kültür, iktisat ve sosyal adalet gibi konularda kaleme aldığı en etkili makaleleri bir araya getiriliyor.
Dünyanın Halleri, küresel çevresel yıkımdan postmodernizm çağına, kent ve doğa arasındaki ilişkiden finans piyasalarının krizine, emperyalizmin yeni mekanizmalarından toplumsal dönüşüme pek çok konuda ufuk açıcı perspektifler sunuyor. Paris barikatlarından Baltimore gettolarına ve Oxford grevcilerine, safını kapitalizme ve eşitsizliğe direnenlerin yanında belirleyen Harvey’nin satırlarından, Marksist yöntemle coğrafi kavrayışın eşsiz bir sentezi yansıyor.
Torba Dolusu David Harvey

Çorlu

İÇİMİZ YANIYOR ADALET SÖNDÜRÜR
Dosyayı değerlendiren hâkimin takipsizlik kararını kaldıracağı güne kadar orada olmaya karar verdik. Bir kişi de olsak, üç kişi de olsak, yüz kişi de olsak, bizler aslında ölen 25 canın bedeni olarak o adliye önündeyiz.

Burası İzmir


                   
Olan hep garibana oluyor: 
“Sadaka değil adalet istiyoruz”
Eskişehir’de yaşanan cinayet gibi kaza, Türkiye’de insan canının ne kadar ucuz olduğunu bir kez daha kanıtladı. 01.02.2019 tarihinde, Eskişehir Hatboyu 2 Caddesi istikametinde 3 tekerlekli simit arabasıyla, yaya yolunda yürüyen Ali Kaklıkkaya adlı simitçi, 26 NP 616 plakalı aracın arkadan çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
Kazada 6-7 metre sürüklenen 65 yaşındaki simitçinin kafatası, kaburgası kol ve bacaklarında kırıklar oluştuğu otopsi raporu ile kanıtlandı. 3 tekerlekli simit arabası da paramparça oldu. Özel aracı kullanan S.T. adlı şahıs, ‘Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme’ suçlarıyla tutuklansa da 2 ay cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldı.
DELİLLER TOPLANMADI
               
Patronun pervasızlığı: 'Sigortasız çalışacak motorlu kurye aranıyor'
ilanı verdiler!
Patronların kuralsız ve yasa dışı uygulamalarına her gün bir yenisi daha ekleniyor.
İstanbul Kadıköy'de bir restoran, sigortasız çalışacak motorlu kurye aradıklarını duyurdu.
Bir ilan sitesine verilen ilan, "6 gün sigortasız çalışacak kurye aranıyor" başlığını taşıyor.
En riskli iş gruplarından biri olan motorlu kuryelik için sigortasız çalışacak personel arayan patronun rahatlığı ve pervasızlığı dikkat çekti.
İlanı detayları şöyle:
    
Trafiğe bağlı ölümler hakkında konuşma şeklimizi niçin değiştirmeliyiz? 
Colleen Corcoran
Her şeyden önce, trafikte gerçekleşen hemen hiçbir yaralanma veya ölüm “kaza” değildir. Hemen hepsi daha iyi cadde ve sokak düzenlemeleri, hız tedbirleri ve sürücülerin temkinli hareketleriyle önlenebilir. Örneğin “uçak kazası”nda öldü demeyiz, “uçak düştü” veya “uçak çarptı” deriz. Çünkü buna neden olmuş olabilecek tüm etkenler, söz konusu bir uçak kazası olduğunda, gelecekte benzer bir trajedinin tekrarlanmaması için detaylıca araştırılıp incelenir.
Benzer bir süreç ciddi otomobil çarpmalarında da işletilmelidir.
-Kazaya karışanların yetersiz veya açık olmayan trafik işaret ve sinyalleri nedeniyle kafası karışmış olabilir mi?
-Sürücü telefonuna bakıyor muydu veya hız yapıyor muydu?
-Yolun belli bir aralığında hız limitlerini düşürmek veya şerit genişliklerini düzenlemek gelecekte hıza dayalı ölümcül çarpışmaları önleyebilir mi?
Bir kez çarpmaların önlenebilir olduğu gerçeğini tanıdıktan sonra, yukarıdaki ve benzer soruları sormaya başlayabiliriz. Şimdi bu yazıyı okuyorsanız madem bundan sonra bir daha asla “trafik kazası” dememeye söz verin ve dahası öyle söyleyen diğerlerini de uyarın.
Biz ne zaman “kaza” kelimesini bu bağlamda kullandığımız dilden çıkarırsak trafiğe bağlı can kayıplarının önlenebilirliği konusuna kaderci kültürel bakışı değiştirmiş olacağız.
https://yayadernegi.org/tr/yazi/20-trafige-bagli-olumler-hakkinda-konusma-seklimizi-nicin-degistirmeliyiz 
              
Batuhan Öztürk, Trafik Kazasında Hayatını Kaybeden Ağabeyi İçin Adalet İstiyor
Kaza, 27 Aralık 2018 tarihinde Gaziosmanpaşa Yıldıztabya Mahallesi Gazi Osmanpaşa Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre 34 AIA 787 plakalı lüks cipiyle kırmızı ışık ihlali yapan Iraklı İrfan Jasim Wali Wali, ilk olarak bir okul servisine, sonra ise yaya geçidinden karşıya geçen 30 yaşındaki Süleyman Öztürk'e çarptı. Çarpmanın etkisiyle Öztürk, metrelerce havaya savrulurken şoför İrfan Jasim Wali Wali bariyerlere çarparak durabildi. Öztürk, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, kaza anı ise güvenlik kameraları tarafından görüntülendi.
 
"Zanlı yakınları adliye çıkışı aileye saldırdı"
                 

Ankara

Demet Akbağ’ın eşi, yapımcı Zafer Çika trafik kazasında hayatını kaybetti
Kaza saat 18.30 sıralarında İzmir-Çeşme Otoyolu İstihkam Eğitim ve Merkez Komutanlığı yakınlarında meydana geldi. Havayoluyla İzmir’e giden Zafer Çika, buradan Muammer Renda yönetimindeki kamyonetle Çeşme’ye gitmek üzere yola çıktı.
Araç, İstihkam Eğitim ve Merkez Komutanlığı yakınlarında yağış nedeniyle kayganlaşan yolda sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Önce bariyerlere çarpan kamyonet şarampole yuvarlandı.
http://www.diken.com.tr/demet-akbagin-esi-yapimci-zafer-cika-trafikte-hayatini-kaybetti/
                   
           
Evrim-Ekin kardeşlerin ölümüne neden olan sürücüye 
verilen ceza ağlattı
MERSİN'de, otomobili ile Evrim (9) ve Ekin Çakmakçı (6) kardeşlere çarparak ölümlerine neden olduğu iddiası ile tutuklu yargılanan Ramazan Topal (68), 'taksirle ölüme neden olma' suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Karara gözyaşları içinde itiraz eden anne, "Bir çocuğumun yaşı kadar bile ceza almadı. Ben 2 çocuğumu kaybettim. Ölene kadar bu davanın arkasında duracağım" dedi.
     
https://www.mynet.com/evrim-ekin-kardeslerin-olumune-neden-olan-surucuye-verilen-ceza-aglatti-110104971536