Yıl 2004 Haydarpaşa Garı'nda bir karikatür

.....

Raydaki inekler haklı çıktı!

HAYDARPAŞA Garı’nda dev bir pankart. Bir karikatür. Karikatürde, mahkemede yargılanan inekler!.. Karikatürdeki savcı sanık sandalyesinde oturan inekleri göstererek şöyle konuşuyor: ‘Bu sanıklar rahat seyredemeyeceğiz diye, hızlı tren projesini engellemeye çalışıyorlar sayın hakim!’ Demek, AKP Hükümeti’nin yaptıklarını eleştiren, tersini savunanlar inek!.. Demek, bilimadamları inek!.. Demek, çok ciddi hayati tehlikelere işaret edenler inek!.. Bu alayın bedelini, Türkiye ne yazık ki, çok pahalıya ödüyor. Halkla alay etmek!.. Bilimle alay etmek!.. Hatta, kendi insanlarına hakaret etmek!.. Aslında, önceki akşam Sakarya’da raydan çıkan hızlı tren mi, yoksa pembe tablolar eşliğinde, raydan yavaş yavaş çıkan Türkiye mi?.. Hızlı tren, Ankara-İstanbul arasını 4-5 saate indirmek, yıllardır her iktidarın hayali. Elbette, olumlu bir amaç. Ama, altyapı şartıyla. Hızlı tren şartnamesi ilk kez 1991’de hazırlanıyor. Aradan geçen 13 yılda, değişik nedenlerle askıda kalıyor. AKP işbaşına gelince, ele alınan projelerden biri de hızlı tren.
http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/raydaki-inekler-hakli-cikti-38627989
 
https://www.ensonhaber.com/ozdil-trene-bakan-okuzler-yerli-2012-08-25.html
Yayıncıdan;
Tam 14 yıl önce "koalisyon güçleri" garları ele geçirdiklerinde İstanbul-Ankara 5 saat olacak, diye afişlerle hava atmışlardı. SÜTAŞ'ın Faruk Bayraktar isimli kadrolu karikatüristi bu tehlikeli böbürlenmeyi eleştirenleri inekli karikatürleriyle 'teşhir-rezil' etmişti. Zamanında Haydarpaşa Garı'nda kocaman basılıp asılan bu karikatürün fotoğrafını 'bu adamlar para hırsıyla galiba bu milleti öldürmek istiyor" kaygısıyla çekmiştim. Arşivden bulmaya çalışıyorum. 

Milliyet gazetesindeki konuyla ilgili aşağıdaki sayfaya ise ulaşılamıyor. 

"Bu da hızlı bir marka kazası. Sütaş, Haydarpaşa Garındaki hızlı tren esprili dev karikatür panosuyla dikkat çekmişti. Tren kazasıyla birlikte apar topar kaldırılan bu pano marka gafı olarak hatırlanacak. axeko022.jpg Sütaş ..."

Burası Bolu

Tabelanın arkasına gizlenen polise sürücüler tepki gösterdi
Tabelanın arkasına gizlenen polisi gören sürücüler, önce olayın farkına varamadılar, sonra polis memuruna yaklaştıklarında elinde bir kamera olduğunu fark ettiler. Polis memurunun gizli çekim yaptığını düşünen sürücüler tepki göstererek, cep telefonlarıyla elinde kamera bulunan polisi kayda aldılar.

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) Genel Başkanı Makinist Hasan Bektaş’ın paylaştığı verilerine göre şu an Türkiye’deki 12 bin 534 kilometrelik hattın sadece 5 bin 534 kilometresi sinyalizasyonlu. Gerisi TMİ yöntemiyle idare edilmekte.

Ankara'daki tren faciası: Biraz da gerçekleri öğrenmek ister misiniz?

Bir makinistin aktarımıyla, trenleri emniyet devre ayarlarını bozarak ‘hızlandıran’, teftiş ettiği makinistlere gecikmemeleri için “Korkma oğlum, bas!” diye baskı yapan, “Bu vagonlar bu hıza uygun değil” diyen Atölyeler Dairesi başkanını görevden alan eski TCDD genel müdürü Süleyman Karaman, bugün AKP Erzincan milletvekili. Kendi sayfasında, isminin altında “Hükümetimizin 2003 yılından itibaren Demiryolu Sektörünü devlet politikası olarak kabul etmesiyle birlikte Yüksek Hızlı Tren projeleri başta olmak üzere 100’ü aşkın önemli demiryolu projesinde rol oynayan ve başarıyla hayata geçirilmesinde önemli katkı sağlayan isim oldu” diye yazıyor. Pamukova’dan bahis yok. Tavşancıl’da sekiz kişinin ölümüyle sonuçlanan kazadan da. Kusurun 8’de 4’ünün kendi yönetimine yüklendiğinden de. O zaman istifa eden ya da makinistler dışında görevden alınan kimse de olmamıştı.
Dönemin başbakanı Erdoğan’ın “Ulaştırma Bakanı istifa edecek mi” sorusunu soran gazeteciyi nasıl fırçaladığını da hatırlarsınız. Pamukova’da olduğu gibi Ankara’da da ceza yine ‘aşağıdakiler’e kesilecek.

Burası Zonguldak

Atilla Öksüz haykırdı Karayolları çark etti!
Zonguldak-Ankara Karayolunun 8. kilometresinde sürekli olarak yaşanan kazalarda bugüne kadar 10 araç dereye uçmuş, son bir yıl içinde aynı yerde dereye uçan araç sayısı 4 olmuştu. Geçtiğimiz aylarda da gündeme gelen konuyla ilgili Karayolları ‘yol çalışması devam ediyor’ denilerek tedbir almamıştı. Yaşanan son ölümlü trafik kazasının ardından Elmas TV Genel Yayın Yönetmeni Atilla Öksüz konuyu ekrana taşıyarak, kazaların sürücü hatasından kaynaklandığını ifade eden Karayolları Bölge Müdürü Hüsamettin Özendi ve siyasetçileri sert dille eleştirerek; “Siz yapmazsanız biz gidip oraya kazık çakacağız’ demişti. 
CHP Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz da Öksüz’ün bu çağrısının ardından konuyu bir kez daha TBMM’ye taşımış ve bir açıklama yapmıştı 
Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş’ın çağrısı üzerine yapılan toplantıda acilen beton bariyer konulması gündeme gelmişti. Kazaların sürücü hatasından kaynaklandığını belirterek Karayolları’nın alması gereken tedbirleri yeterince önemsememekle eleştirilen Hüsamettin Özendi’nin talimatıyla bölgeye beton bariyerler konulmaya başlandı. http://www.elmas67.com/m/guncel/atilla-oksuz-haykirdi-karayollari-cark-etti-h28921.html
Haberin Yorumu:
Adam Zonguldak ve çevresinin en güçlü adamı sanki.  Sadece aynı noktada bu yıl 4, bugüne kadar 10 aracı dereye savurup atmış bir 'trafik canavarı...'  Kendisi, Zonguldak-Çaycuma yolunda bıraktığı çaķıllarla milletine tuzak kurmasıyla bilinir. Gücünü, borç parayla araba modeli yükseltme derdindeki milletinin suskunluğundan alır. Teşekkürler Atilla... (İbrahim Akyürek)  



İktidarınızı nasıl alırdınız?
Hamburgerciden içeri giriyor ve kasaya yaklaşıp kişisel tercihimizi İngilizce sözcüklerle telaffuz edebilmenin kimliklendirici gücüyle siparişimizi veriyor ve bekliyoruz. Tezgâhın arkasında çalışanların kederleri bedenlerinden okunuyor. Üretim bandındaki bedenler güçsüz. Ama yüzlerinde müşteriyi memnun edici maskeler var. Kimlik kazandığımız yanılsamasına kapılıyoruz, oysa montaj hattında sırasını bekleyen kimliksiz parçalarız, tıpkı tezgâhın arkasında adını sanını bilmediğimiz, tek tip üniforma giydirilerek şirketin kimliğine büründürülmüş yorgun bedenler gibi. Tezgâhın arkasındakilerin yaptıkları tek şey, menüyü müşteriye monte etmek. Montaj hattında parçalar birbirine monte edildiğinde kapitalist makine tıkır tıkır işliyor. Ve biz, üretim bandındaki tüm kederi, sömürüyü, acıyı bünyemize katarken nasıl neşeli ve kudretli bedenler olabiliriz ki? Yunus Emre söylemişti: “Yedikleri yoksul eti, içtikleri kan olmuştur.”
Rahmi Öğdül  Birgün

Bu film durumu özetliyor:

  Demiryolcular (Emekçiler)
 Güney Yorkshire'da, bir grup demiryolu çalışanı, özelleştirme yüzünden hayatlarının bir daha eskisi gibi olamayacağını fark ederler. Doğu Midland Altyapı'nın gelişiyle birlikte hayat bir anda "küçültme" ve "verimlilik" gibi kelimeler üzerinden ilerlemeye başlar. Eskiden işçilerin sahip olduğu dayanışma şimdi yerini şüpheye ve belirsizliğe bırakmıştır. Yıllar yılı yan yana çalışan insanlar kendilerini farklı, rakip firmalarda bulur. Kazancı artırmak için yapılan bütçe kısıtlamaları ise şüphesiz ki talihsizliklere yol açacaktır.  
https://www.idefix.com/Film/Navigators-Emekciler/Yabanci-Sinema/Drama-Duygusal/urunno=0000000616847

Yeni


Trafik kazaları Meclis gündeminde; CHP'li Şeker'den Soylu'ya: 'Sarı yelek' uygulaması zorunlu olacak mı?
Şeker, araç muayenelerinin belirli periyodlarla yapılması, bunun sıkı kontrol altına alınması, karayoluna çıkan tüm araçlarda acil yardım ekipmanlarının olması, kazanın diğer araçlar tarafından görülmesini ve önlem alınmasını sağlayacak reflektör ve benzeri araçların bulundurulması gibi önlemler olduğunu ifade ederek, bu önlemlerin yetersiz kaldığının anlaşıldığını söyledi.
Karayollarında arızalan ya da kazaya maruz kalan araçtan inerek, karayollarına, otoyollara çıkan koyu renk giysili sürücü ve yolcuların özellikle karanlıkta, aydınlatmanın yetersiz olduğu yollarda diğer sürücüler tarafından görülemediğini ve ikinci bir kazaya maruz kalarak yaralandığını, sakat kaldığını, hatta hayatını kaybettiğini hatırlatan Şeker, Avrupa’nın birçok ülkesinde araçlarda zorunlu olarak bulundurulan Sarı Yelek uygulamasının Türkiye’de uygulanıp uygulanmayacağını sordu.
http://t24.com.tr/haber/trafik-kazalari-meclis-gundeminde-chpli-sekerden-soyluya-sari-yelek-uygulamasini-zorunlu-olacak-mi,766391
FOTOĞRAF SERGİSİ 
“Trafik Canavarı” Neyi Gizler? 
İbrahim Akyürek
 10 Aralık-29 Aralık 2018 Saat: 10.00-18.00 
“Hayatımız Trafik 2018” Etkinlikleri 
(Zafer Eczanesi Üstü-Japon Pazarına 20 m.) Zonguldak
 SergiOdası 

Trafik Kazaları: Savaş gibi...

    
Ölmeden önce 
Trafik kazalarının nedenleri ve ulaşım politikası konusunda hemen okunması gereken ilk on iki kitap : 6
1-Otomobilin Ekolojisi Peter Freund-George Martin
2-İnsan ve Otomobil, Erdoğan Özkale
3-Türkiye’de Trafik Kazaları Gerçeği 1-2, Osman Öztürk
4-Kırmızı Işıkta Son Tango, Cengiz Hortoğlu
5-Ulaştırmanın Sefaletinden "Canavar" Retoriğine, Pervin Erbil
6-Modernizm, Otomobil Kültürü ve Reklam, Serpil Aygün Cengiz
7-Ve İnsan Otomobili Yarattı, İlya Ehrenburg
8-Yürümeye Övgü, David le Breton
9-Enerji ve Eşitlik, Ivan Illich
10-Hayatımız Trafik ('Trafik Canavarı' Neyi Gizler?)İbrahim Akyürek
11-Yavaşlık Milan Kundera
12-Oto-mobil: Bir Röntgen Denemesi (Cogito dergi-Sayı 24)
         
TRAFİK VE YOL GÜVENLİĞİ KİTAPLARI
  Bu Yılın "Trafik Canavarı" açıklandı!
Zonguldak’ta SergiOdası tarafından trafik kazalarının nedenlerini sorgulamak amacıyla düzenlenen “Hayatımız Trafik” etkinliklerine paralel olarak konan “Trafik Canavarı” Ödülünü pizzacı domino's aldı.
Yeme-içme sektöründe "30 dakikada kapında" sözünü vermesiyle tepki çeken, motorize dağıtım ağındaki genç sürücülerini, yaşlı-genç yayaların can güvenliğini tehlikeye atan firma 2017 yılının "Trafik Canavarı" oldu.
İlk kez 2012 yılında Zonguldak'ta SergiOdası tarafından düzenlenen "Hayatımız Trafik" etkinlikleri "Trafik Mağdurlarını Anma Günü" çalışmalarının paralelinde yapılıyor. Dünyada her yıl Kasım ayının üçüncü pazarı gerçekleşen "Trafik Mağdurlarını Anma Günü" 1993'den bu yana Avrupa Trafik Mağdurları Federasyonu (FEVR) tarafından düzenleniyor

Ödül ilk kez 2014 yılında açıklandı
"Trafik Canavarı" Ödülü, Türkiye’nin tek muhalif trafik etkinliği olan “Hayatımız Trafik’in parçası olarak 2014 yılında kondu. Ödül, "Trafik Canavarı" simgesi altında kazaların gerçek nedenlerinin gizlenmesine tepki olarak doğdu.
İlk kez 2014 yılında açıklanan ödül; Hakan Akarsu (Cumhuriyet Gazetesi Otomobil Sayfası), Timur Akkurt (Birgün Gazetesi Tekno Safari Köşesi) ve Metin Köklüçınar (Sözcü Gazetesi Otomotiv Editörü) arasında paylaştırıldı. 2015 yılının ödülü Birgün Gazetesi Oto Safari sayfasını hazırlayan Ersoy Yaşar'a verildi. 2016 yılında ise Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) "Trafik Canavarı" olmayı hak etti.
Geçen yıl, Türkiye Gazetesi yazarları Burcu Çetinkaya Bucak-Ali Çelik ve Milliyet Gazetesi yazarı Levent Köprülü "Trafik Canavarları" oldular. Sergi Odası bu üç gazeteciye Latin Amerikalı yazar Eduardo Galeano’nun “Gençler arasında başlıca ölüm nedeni otomobiller. Arkasından ateşli silahlar geliyor“ yazılı ödül belgesini gönderdi. 
Öte yandan Sergi Odası, motorlu kurye kargaşasına karşı imza kampanyası başlattı. Kampanyada; özellikle büyük kentlerde sürücüler ve yaşlı/çocuk yayalar için endişe kaynağı olan, giderek orta ölçekli şehirlerde de artacak olan kurye ağı pazarının denetime alınması isteniyor. Toplanan imzalar ay sonunda TBMM Trafik Komisyonu'na, İçişleri Bakanlığı'na, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na gönderilecek.
İmza kampanyasına neden olan konu internet ortamında, özellikle pizza, döner ve benzeri gıda sektörünün tüketicileri ve kuryelerin meslek örgütleri tarafından yoğun olarak eleştiri konusu olup tartışılıyor. 
"Hayatımız Trafik 2018" etkinlik programı Mustafa Kıçkı Berâti'nin anısına adandı. Zonguldak'ta Ereğli Kömür İşletmesi'nde (EKİ) şoförlük yapan Kıçkı'nın "Şoför Milleti" isimli 1967 tarihli bir kitabı var.
                       

“Hayatımız Trafik” 29 Kasım-29 Aralık 2018

Trafik Cinayetlerine Karşı Sanat!
 "Ölümüne Ticaret"e karşı imza kampanyası başlatıldı
"Hayatımız Trafik" başlığı altında her yıl bir dizi etkinlik yapan Zonguldak Sergi Odası motorlu kurye kargaşasına karşı imza kampanyası başlattı. 
Kampanyada; özellikle büyük kentlerde sürücüler ve yaşlı/çocuk yayalar için endişe kaynağı olan, giderek orta ölçekli şehirlerde de artacak olan kurye ağı pazarının denetime alınması isteniyor.
"Motorlu kuryelerin denetime alınması talebi" başlığı altında toplanan imzalar ay sonunda TBMM Trafik Komisyonu dahil ilgili bakanlıklara gönderilecek. Ve gelecek yanıt bu sayfada açıklanacak.
Zonguldak’ta 19 yıldır kültür sanat ortamı sunan Sergi Odası 2012’de Trafik Güvenliği Kitaplığı oluşturdu. 2012'den bu yana trafik cinayetlerine karşı sanatı yardıma çağırdı ve “Hayatımız Trafik” başlığı altında bir dizi kültür-sanat programı hazırladı. Program aynı zamanda sanatçılara, akademisyenlere, gazetecilere trafik kazalarında yaşanan acılara dikkat çekmeleri için bir çağrı niteliği taşıyor. Kurbanları anma programlarının, anımsama törenlerinin; trafik cinayetlerini konu alan kitaplara, filmlere, araştırmalara dönüşmesini öneriyor.
İmza kampanyasına neden olan konu internet ortamında, özellikle pizza ve benzeri gıda sektörünün tüketicileri ve kuryelerin mesleki örgütleri tarafından yoğun olarak tartışılıyor.
İlgi bekleyen imza metni şöyle:
"Son yıllarda, özellikle büyük kentlerde motosikletli gıda kuryeleri hızla çoğalıyor. Karmaşık kent trafiğinin bu “hızlandırılmış genç aktörleri”, “ölümüne ticaretin” emirlerini yerine getirmek için ortak güvenliğimizi tehlikeye atıyor.
“30 dakikada kapında” sözü ile iyice azgınlaşan tüm motorize kurye ağı ulaşımının denetime alınmasını, sürücü güvenliği dahil yasal sınırlarının konmasını talep ediyoruz.
Trafik kazaları istatistiklerinde ve haberlerde “Aşırı Hız” ile suçlanan sürücüleri anımsadığımızda; motosikletli kuryelerin hız yapmalarını emreden şirketlerin neden durdurulamadığını merak ediyoruz."
e-posta:  67sergi@gmail.com
                     

"Hayatımız Trafik 2018" Etkinlikleri 
Kasım-Aralık 2018 SergiOdası
Zonguldak

                                               
                                               

Seçimler, yani "av mevsimi" yaklaşıyor!

                   
Mümkünse ciddiye almayalım, ciddiyetlerini…
O parmak silaha dönüşecek...

  Konvoylardaki ‘önemli’ insanların yaşamımızdaki yeri nedir? 

Murat Sevinç < Diken
O konvoy bizim vergilerimizle oluşur. O konvoyun esas oğlan ya da esas kızı bizim vergilerimiz sayesinde oradadır. O bağıran yerli ve milli Matrix havasındaki yiğitler, bizim vergilerimizden alır maaşlarını. Yani biz vergi vermesek, ne konvoy, ne önemli insan, ne sarımsaklı Matrix’ler var olabilir. Ezcümle, yurttaş farkında olarak ya da olmayarak kendi vergisiyle aşağılanıp kötü muameleye maruz kalıyordur.
Oysa hiç kimse, örneğin bir markete gidip “Size ödeyeceğim para karşılığında bana çürük domates vermenizi ve ardından galiz biçimde küfretmenizi rica ediyorum” demez. Ne var ki söz konusu ‘yurttaşlık bağı’ olduğunda milyonlarca insan bir ömür kötü muamele görmek ve küçük düşürülüp azar işitmek için emek harcar. Daha doğrusu bunun ‘için’ harcamaz da, şu ya da bu ölçüde maruz bırakıldığını kabullenmek zorunda kalır.
Kapitalizm üzerinde yükseldiği sınıfın maharetiyle ve yüzyıllar içinde yarattığı burjuva hukuk düzeniyle, söz konusu çarpık ilişkiyi sürdürmek bakımından eşsiz fırsatlar sunar. Kuşkusuz gelişmiş kapitalist devletler ile az gelişmiş ülkelerin taze soğanları arasında çok ciddi farklar olsa da, sistemin mantığı benzer biçimde işler.
                
Trajikomik büyük yalnızlığımız!
Son seçimde CHP Ankara 1. Bölge milletvekili adayıydım. İl Başkanlığı tarafından düzenlenen strateji toplantısında önümüze “İkna Hitabet Propaganda” başlıklı bir broşür konuldu.

Ölüme değil hayata geçit

“Trafik ışıksız bir yaya geçidinden karşıya geçmeyi denedik. Normal trafik akışında en erken 18. araba yayaya yol verdi. Yaya geçitleri süs gibi duruyor. Yayalara kimse öncelik tanımıyor. 30 kilometre hızla giden bir araç, yayaya çarptığında o yayanın ölme ihtimali yüzde 15’tir. 60 kilometre ile giderseniz yayanın ölme ihtimali yüzde 85. Aracın hızı bir misli arttığında, yayanın ölüm riski altı defa artıyor.”
      
          
Volkswagen'i mahkemeye veren kişi sayısı beş günde 28 bini buldu
Alman otomobil üreticisi Volkswagen (VW), 2015 yılından sonra ürettiği 2.5 milyon mazotlu araçta emisyon değerlerini manipüle ettiği gerekçesiyle 28 bin Volkswagen araç sahibi tarafından mahkemeye veriliyor.
Volkswagen'i (VW) mahkemeye verecek olan otomobil sürücülerinin sayısı beş günde 28 bini buldu. Federal Tüketiciler Federasyonu Yönetim Kurulu Klaus Müller, Volkswagen'e karşı açılacak davada müşterileri kandırmak ve maddi zarara uğratmak gerekçesiyle örnek bir dava açılacağını açıkladı.
http://haber.sol.org.tr/dunya/volkswageni-mahkemeye-veren-kisi-sayisi-bes-gunde-28-bini-buldu-251884
     
Otomobil tekellerinin gözü doymuyor

https://www.yenihayat.de/2018/11/23/otomobil-tekellerinin-goezue-doymuyor/
                
1’nci Yenice Uluslararası 
Mehmet Emin Toprak Fotoğraf Yarışması
 Toprak 
 adına 
 fotoğraf 
 yarışması 
Nuri Bilge Ceylan’ın 3 filminde başrol oynayan Mehmet Emin Toprak 2002 yılında, Ankara Film Festivali’nden döndüğü sırada trafik kazası geçirerek hayatını kaybetmişti. Ceylan’ın “Koza”, “Kasaba” ve “Mayıs Sıkıntısı” filmlerini çektiği Yenice’nin tarihi, kültürel değerleri ve doğal güzellikleri yarışmanın konusu olarak belirlendi.
     
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kultur-sanat/1146740/Toprak_adina_fotograf_yarismasi.html
     
 Yayıncının Notu:
Yenice Belediyesi'ne (Çanakkale) aşağıdaki mektup iletildi: 
Oyuncu Mehmet Emin Toprak adına düzenlemiş olduğunuz fotoğraf yarışmasına sevindim. Ancak, o kadar çok fotoğraf yarışması var ki! Oyuncunun ölümüne neden olan temel sorunumuzu (trafik kazalarını) konu alan; “araştırma, makale, senaryo, edebiyat, v.b” yer veren bir çalışmaya önayak olsanız ne iyi olur. Bu alandaki büyük boşluk biraz dolar. İbrahim Akyürek, (Belgesel Fotoğrafçı, Yazar)
      
ODTÜ'lü öğrenci üniversitedeki kazada yaşamını yitirdi
Görgü tanıklarının iddiasına göre, ODTÜ İç Hizmetler Müdürlüğü'ne ait kamyonetin kasası yokuş çıkarken aniden açılarak bu sırada kaldırımda yürüyen öğrenci İrem Kütük’ün kafasına çarptı. Çevrede bulunanların ihbarı ile olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından İrem Kütük ambulansla Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Ağır yaralanan İrem Kütük, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
     
Öğrenciler, İrem Kütük’ün yaşamını yitirdiği ODTÜ A4 Giriş Kapısının öğrenciler tarafından en yoğun yaya bölgesi olarak kullanılan alan olduğunu belirtilerek burada ağır vasıta türü araçların bulunmasına tepki gösterdi.  http://haber.sol.org.tr/turkiye/odtulu-ogrenci-universitedeki-kazada-yasamini-yitirdi-251593

İmza Kampanyası Başlayacak

         
       
Ölümüne ticaret yapanları durdurabiliriz!
 30 dakika uygulamasının bu kadar tartışılır olmasının sebebi aslında gayet basit. perspektif farkı. bir grup müşteri vaat edilen yerine getirilmediği için şikayet ediyor, diğer bir grup da kuryelerin bu gecikme sebebiyle zor durumda kaldığından ve kötü çalışma şartlarına sahip olduklarından şikayetçi olan müşteriye dikleniyor.
müşteri olan grup 30 dk konusunda haklı. kuryelerin haklarından bahseden grup da aslında haklı. adamların motorları kötü, güvenlik sıfır, yağmurlu havalarda tehlikeli şekilde motor kullanmak zorunda kalıyorlar falan fıstık evet. sonuna kadar haklısınız. haklısınız da, bu muhabbeti yapacağın adam müşteri değil. bu muhabbeti git firmaya yap. mail at firmaya mesela buraya cevap yetiştireceğin kadar. ben de istiyorum o adam rahat rahat parasını kazansın. ben de kazanayım. ama işler öyle olmuyor. sen burada müşteriye bok atınca, firma sahibi:''bana ne olm sonuçta kurye ölünce de müşteri suçlu, sipariş geç gelince de'' diyerek olaya noktayı koyuyor. 
bak mesela şikayet mailine konu başlıkları olarak şunları yazarsın:
1. kuryelerin güvenliği
2. kuryelerin araç kalitesi
3. geç gelen pizzaların kurye maaşından kesilmesi yanlışı
4. tehlikeli koşullarda(yağmur, kar) kuryelerin hızlı ve güvenliksiz servise zorlanması.
vs vs..
eğer müşteri bensem ve bir durumdan şikayetçiysem, firma sahibi beni kaybetmemek için o yanlışını düzeltir. müşteri sensen git firma sahibine bu kötü koşullardan bahset ve aksi taktirde bir daha onlardan alışveriş yapmayacağını söyle. o adam senin eline baktığı için illa o işi düzeltecek. kurye o parayı senden kazanıyor. dükkan da senden kazanıyor. mantık bu kadar basit la. 
 https://eksisozluk.com/dominos-pizza--864163?p=173

'Hayatımız Trafik' Etkinlikleri  
Kasım-Aralık 2018: SergiOdası:Zonguldak                                 
"Hayatımız Trafik 2018"
       

....benim yüzümdendir. siparişi verirken not olarak "gelirken trafik kurallarına uyun, hiçbir şey canınızdan daha önemli değildir" diye not yazıyorum.  

afiyet olsun. https://eksisozluk.com/dominosun-30-dakika-yalani--5341175
        

Sinema

 TRAFİK İLE İLGİLİ 50 FİLM 
(Otomobil, Yol, Petrol, Sürücü, Banka, Kaza, Doğa, Medya, Devlet, Kapitalizm)
Cenova - Çocuk Pozu - Normal - Herşey Güzel Olacak - Yolların Prensi - Zeka Pırıltısı - Yarım Kalan Devrim - Otobanlar - Mustafa Hakkında Herşey - Başsız Kadın - Sonun Başlangıcı - Gürültü - Süper Arabalar - Ucu Olmayan Şehir - Devrim Arabaları - Benim Aşk Şarkım - Protokol - Hızlı Yaşa, Hızlı Sat - Elektrikli Arabayı Kim Öldürdü - Kapitalizm Bir Aşk Hikayesi - Syriana - Gişe Memuru - Fahrenheit 9/11 - Fikrimin İnce Gülü - Tarlabaşı... Tarlabaşı - Banka Kelebek Etkisi - Akbaba - Üç Nokta - Yeniden Başla - Vali - Petrol Krizi Sıradışı - 9.90 TL - Çarpışma - Hayatın İçinden - Son Kumsal - Hafta Sonu - Inside Job - Taçsız Kıral - Paramparça - Frida - Dövüş Kulübü - Şeytan Karışmış - Zoraki Komşu - Kadının Fendi - Yaşamaya Değer - Bahçemdeki Ateş Böcekleri - Ben, Daniel Blake - Hırs - Tamam mıyız?
 SergiOdası 
Trafik Güvenliği Kitaplığı (K:2012) : Soğuksu-Zonguldak
Kasım 2018
      
FİLM GÖSTERİSİ
"Hayatımız Trafik 2018"
 Etkinlikleri 
  20 Kasım 2018 
 Salı: 18.00 
 SergiOdası / Çarşı

FİLM GÖSTERİSİ
"Hayatımız Trafik 2018"
 Etkinlikleri 
  19 Kasım 2018 
 Pazartesi: 18.00 
 SergiOdası / Çarşı

FİLM GÖSTERİSİ
"Hayatımız Trafik 2018"
 Etkinlikleri 
  18 Kasım 2018 
 Pazar: 18.00 
 SergiOdası / Çarşı

Trafik Cinayetlerine Karşı Sanat!

F: İbrahim Akyürek
"Hayatımız Trafik 2018" etkinlikleri 18 Kasım'da başladı
Trafik kazalarının nedenlerini sorgulamak, tartışmaya sunmak amacıyla düzenlenen “Hayatımız Trafik” etkinlikleri 18 Kasım -18 Aralık 2018 tarihlerinde gerçekleşecek. Sergi ve Film gösterilerinin yer aldığı program sonunda 2018 yılının “Trafik Canavarı” da açıklanacak. Sayıları giderek artan motorlu gıda-ulaşım kuryeleri ile ortalığa saçılan "ölümüne ticaret"e karşı imza kampanyası düzenlenecek. Toplanan imzalar TBMM Trafik Komisyonu ile ilgili bakanlıklara gönderilecek.
İlk kez 2012 yılında Zonguldak'ta Sergi Odası tarafından düzenlenen "Hayatımız Trafik" etkinlikleri "Trafik Mağdurlarını Anma Günü" çalışmalarının paralelinde yapılıyor. Dünyada her yıl Kasım ayının üçüncü pazarı gerçekleşen "Trafik Mağdurlarını Anma Günü" 1993'den bu yana Avrupa Trafik Mağdurları Federasyonu (FEVR) tarafından düzenleniyor. 
Federasyonun bir açıklamasında, Avrupa'da her yıl 15 yaş altında bulunan 1100 çocuğun trafik kazalarında hayatını kaybettiği, 100 bin çocuğun ise ciddi bir şekilde yaralandığı belirtildi. Yine bu açıklamaya göre Dünyada trafik kazalarında ölen 1 milyon 300 bin insanın beşte birinin yaşı 15'in altında çocuklar. Federasyon bu açıklamayı 14 Mart 2012'de İsviçre'de meydana gelen ve 22'si çocuk 28 kişinin ölümüne yol açan trafik kazasından sonra yaptı.

 Şoför Mustafa Kıçkı Berâti'nin anısına adandı
Etkinliğin başlangıç haftasında üç film gösterisi yapılacak. "Fikrimin İnce Gülü-Sarı Mercedes" (Tunç Okan), Benim Aşk Şarkım (Olivier Dahan) ve "Çocuk Pozu" (Calin Peter Netzer) gösteri programında yer alıyor. Ayrıca, fotoğrafçı İbrahim Akyürek'in "Trafik Canavarı Neyi Gizler?" başlıklı geleneksel fotoğraf sergisi yeni bölümüyle Aralık ayında sergilenecek.
Zonguldak’ta 19 yıldır kültür sanat ortamı sunan Sergi Odası 2012’de Trafik Güvenliği Kitaplığı oluşturdu. 2012'den bu yana trafik cinayetlerine karşı sanatı yardıma çağırdı ve “Hayatımız Trafik” başlığı altında bir dizi kültür-sanat programı hazırladı. Program aynı zamanda sanatçılara, akademisyenlere, gazetecilere trafik kazalarında yaşanan acılara dikkat çekmeleri için bir çağrı niteliği taşıyor.
"Hayatımız Trafik 2018" etkinlik programı Mustafa Kıçkı Berâti'nin anısına adandı. Zonguldak'ta Ereğli Kömür İşletmesi'nde (EKİ) şoförlük yapan Kıçkı'nın "Şoför Milleti" isimli 1967 tarihli bir kitabı var.

  https://67kentimiz1.blogspot.com/