Dijital platformlar ve kapitalizm
Fakat dijital kapitalizme baktığımızda sadece fabrikada çalışan işçi değil ekran başında sosyal medyada olan herkes birer metadır ya da dijital platformlar için hammaddedir. Burada tüm insanlığın metalaşması söz konusudur. Artık metalaşma sonucu kişinin kendine ve çevresine karşı yabancılaşması sadece fabrikalarda değil dijital olan her yerdedir. Ayrıca metalaşmada mekânsal sınırların aşılması insanı günün her saatinde her zaman dijital kapitalizmin objesi olmaya itmektedir. Çünkü dijital kapitalizm davranış üretir, veri toplar ve tahmin satar. İnsan faaliyetleri ekonomik değere çevrilebilir bir veri akışına dönüştürülmüştür.Fabrika-insan veya kullanıcı-insan, dijital platformlar tarafından esir alınmıştır aslında. Fakat bu esaret zorla değil gönüllü olarak gerçekleşir. Çünkü başta insan dijital platformların kendisine bedava hizmet sunduğunu varsayar. Para vermeden birçok hizmet alabilmektedir ve bu durumda insan ekranda kaldıkça optimum fayda sağladığını düşünür. Oysa kişi dijital platformda vakit geçirdikçe hem ona bağlanmış olacaktır hem de teknoloji şirketlerine veri sağlayarak onlara gelir getirecektır. Dijital platformlar görünmeyen bir sözleşmeye dayanır ve kişiler (kullanıcılar) bilmeden ekonomik sürecin bir parçası haline gelirler.Son olarak insan kendi kendine akıl yürüten, karar alan, seçim yapan etken bir varlıktan kendisine benimsetileni seçen ve fakat seçtiğini zanneden edilgen bir varlığa dönüşmektedir. Dijital platformların insanları bu şekilde esaret içine alması ve onları kendisine bağlamasının en önemli nedeni kişilere sunduğu hizmetlerin çabasız ve kolay olmasından kaynaklanmaktadır. Kolaylık ve rahatlık insanlar tarafından hemen satın alınmaktadır. Aynı zamanda sorunun cevabının bekleme süresinin çok az olduğu ve her sorunun bir cevabı olduğu dijital platformlarda insanların toplumdan kopuk, kendi benliğine dönmüş varlıklar haline gelmesi daha da hızlanacaktır. Bu, kişilerin siyasal duyarlıklarını da pasifize etmeye yöneliktir.
Burak Gürbüz haber.sol
.jpg)